• BIST 84.208
  • Altın 147,005
  • Dolar 3,7769
  • Euro 4,0596
  • İstanbul 6 °C
  • Ankara -2 °C

BAĞIMLI İNSAN

Aydın UZKAN

  Hayatta insanın elini kolunu bağlayan, onu sınırlandıran , doğasına zarar verip  yaşam enerjisini emen durumlar vardır. Bunlardan biri de bağımlılıklardır. Her yaştaki insanın pençesine düştüğü bağımlılıklar olabilir. Bu yüzden ’Neye ve kime bağımlıyız ?’’ sorusunun  cevabı, dünyada yaşayan kişi sayısıncadır.

 

  Belli bir ölçüde bağımlılığın olması her insan için bir yaratılış özelliği olarak kabul edilir. Fakat bu durumun abartılı şekilde yaşanması olumsuz sonuçlar doğur. Çünkü bağımlılıklar, kalbin, beynin ve iradenin kör noktalarıdır. Bundandır ki, insanların kimi  bağımlılıklarının farkında olamaz. Böyle bağımlılıklar alınan nefes gibi görünmeden zihinlere siner. ‘’İyi geliyor‘’ diye başlanılan bir çok uğraş önce alışkanlık , sonrasında bağımlığa dönüşür. Mutlu ettiği zannedilirken insanı aciz kılar. Ona  egemen olmaya ve yaşamını yönetmeye başlar. Hayat denilen kısacak zaman bu bağımlılıklar arasında eriyip biter.

 

 Bireyin sürekli olarak dış bir unsura gereksinim duymasının altında yatan sebep bağımlılıktır . Bu  hal, yapılması gerektiğini düşündüğü bir eylem olabileceği gibi , kimyasal bir unsurla sürekli ve aşırı etkileşim de olabilir. Bağımlılıklar bir hastalık olmaktan ziyade kişinin psikolojik sorunlar yaşıyor olmasının en bariz belirtilerindendir. İnsanlar bağımlılıkları yoluyla kendine ait bir yetersizliğin üstünü örtmeye çalışır. İçinde bulunduğu sıkıntı ve kaygı verici  durumlardan  kısa süreli olarak uzaklaştığını zanneder. Ruhsal ve bedensel sıkıntılarını gidermek için var olan durumdan , en çok ta kendinden kaçarken,  kendini başka bir kıskacın içinde bulur. Çünkü bağımlılık, yağmurdan kaçarken doluya tutulmaktır.

 

 İnsanoğlunun kontrol edemediği her bağımlılık onun  acizliğinin  bir göstergesidir. En zayıf yanının ona vurduğu bir darbedir. Bağımlılıklar, kişinin kendisiyle içsel bir çatışma yaşadığının göstergesidir.‘’Bağımlı kişilerin en belirgin özelliklerinden biri kendilerine güvenlerinin olmayışıdır. Bu özellikleri seslerinden, beden dillerinden de anlaşılır. İşbirliği yapmaya yatkın olmaya ve uysal olmaya ileri derecede eğilim gösterirler, iddiacı ve haklarını savunucu biri olmaktansa kabullenici ve yatıştırıcı biri olmayı tercih ederler. Büyük sosyal ortamlardan ve ses getirici olaylardan nefret ederler ve ilgi çekmekten kaçınırlar. Arkadaşları tarafından çoğu kez düşünceli, eli açık ve bazen gereksiz yere özür dileyici ve boyun eğici biri olarak tanınırlar. Sıcakkanlılıklarının altında çoğu kez kabullenilmek, onaylanmak üzere bir güven arayışı yatıyor olabilir.’’(1)

 

 Bağımlılık sevgi gibi görünebilir. Çünkü o insanların kendilerini bir başkasına şiddetle bağlamasına sebep olan güçtür. Gerçekte bağımlılık sevgi değil ,sevgisizliktir. Vermekten çok almanın peşindedir. Olgunlaşma yerine çocuklaşmayı besler. Özgürleştirmek yerine kısıtlamaya, köleleştirmeye çalışır. Sonunda da ilişkileri ve insanları geliştirmek yerine yıkıma uğratır (2)

 

  İnsanları tuzağa düşürüp, tuzakta esir kalmasına neden olan şey, arzular ve şuursuzca onlara olan bağımlılıktır. Asya'da maymun yakalamak için kullanılan bir çeşit tuzak vardır. Bir Hindistan cevizi oyulur ve iple bir ağaca veya yerdeki bir kazığa bağlanır. Hindistancevizinin altına ince bir yarık açılır ve oradan içine tatlı bir yiyecek konur. Bu yarık sadece maymunun elini açıkken sokacağı kadar büyüklüktedir, yumruk yaptığında elini dışarı çıkaramaz. Maymun, tatlının kokusunu alır, yiyeceği yakalamak için elini içeri sokar ve yiyeceği kavrar, ama yiyecek elindeyken elini dışarı çıkarması olanaksızdır. Sıkıca yumruk yapılmış el, bu yarıktan dışarı çıkmaz. Avcılar geldiğinde, maymun çılgına döner ama kaçamaz. Aslında bu maymunu, tutsak eden hiç bir şey yoktur. Onu sadece onun kendi bağımlılığının gücü tutsak etmiştir. Yapması gereken tek şey elini açıp yiyeceği bırakmaktır.

 

 Düşünün ki, sizi hayata getiren annenizden göbek bağını keserek ayrılabiliyorsanız , ölüme götüren bağımlılıklardan niye kurtulamayasınız ? Bu nedenle yapılması gereken,  elimizi açıp bağımlı olduğumuz şeyleri serbest bırakmak ve  özgür  olmaktır. Gerisi zaten  bizi  bağlamaz  !

Bu yazı toplam 339 defa okunmuştur.
  • Yorumlar 0
  • Facebook Yorumları 0
MyMemur Haber Sitemiz 5651 sayılı "internet Ortamında Yapılan Yayınların Düzenlenmesi ve Bu Yayınlar Yoluyla işlenen Suçlarla Mücadele Edilmesi Hakkında" Kanunun 2/f maddesi uyarınca 'içerik Sağlayıcıdır'. Tüm üyeler yaptıkları yorumlardan şahsen kendileri sorumlu olup, talep halinde sitemiz kaynaklarında olan, gerekli iletişim bilgileri Adli ve İdari Makamlara sunulacaktır. UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren yorumlar onaylanmaz.
Bu yazıya henüz yorum eklenmemiştir.
Yazarın Diğer Yazıları
ÜYE İŞLEMLERİ
FORUM SON YORUMLANANLAR
FORUMDAN SEÇMELER
Tüm Hakları Saklıdır © 2014 My Memur | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Tel : 0544 331 69 18