1. YAZARLAR

  2. Rad.Tek.Şeref Parıldar

  3. DİNDE ZORLAMA YOKTUR, HAZIMSIZLIK VARDIR
Rad.Tek.Şeref Parıldar

Rad.Tek.Şeref Parıldar

Yazarın Tüm Yazıları >

DİNDE ZORLAMA YOKTUR, HAZIMSIZLIK VARDIR

A+A-

İslam, silm kökünden türetilmiş bir kavramdır. Terim olarak “kişinin bilerek ve isteyerek başka bir varlığın emrine girmesi” anlamına gelir. Eğer kişi zorla emir altına alınırsa bunun adı “teslimiyet”tir. Bundan dolayı savaşta esirler teslim alınır, askere teslim olunur. Çünkü kimse bilerek ve isteyerek sıcak yatağını, sevdiklerini bırakıp askere gitmek istemez. Zorun olduğu yerde İslam değil teslim vardır. Teslim alma ve teslim olma kullanılır.

Allah’ın cc yeryüzüne indirdiği bütün dinlerin adının İslam olmasının ardında yatan espri de burada gizlidir. Allah cc herkesten bilerek ve isteyerek, özgürce seçim yaparak dine girmesini istemiştir. Bundan dolayı Kuran-ı Kerim ve bütün diğer kutsal kitapların ana teması Allah’ın varlığı, birliği ve bu husustaki delillerdir. Allah cc kimseyi zorla dine davet etmez. Çünkü zor olursa islamiyet değil, teslimiyet olur. Bu yüzden –Allah tarafından gönderilen- hiçbir dinde zorlama yoktur. [ki burada islam’dan başka bir dinin indirilmediğini, insanların kendi dinlerini Yahudileştirdiği ya da Hristiyanlaştırdığı gerçeğini bir kez daha hatırlamamız gerekir]

İş böyleyken, her nedense tarihin bütün safhalarında Allah cc kendi dinine girmeyi hiç kimseye tek seçenek sunmazken –inkar etmek serbesttir- inkarcılar her zaman dindarları kıskanmış ve onların bu tutumlarını hazmedemez olmuştur.

Rabbimiz tarihin bütün evrelerinde İslam’ı insanlara özgürlük alanı açmak, kimi baskıcı, zalim, diktatör yönetimlerin altında ezilmiş insanlara doğru ve hakikatle nefes aldırmak için indirmiştir. Bu durumda oyun ve düzenlerinin hakikatin diri nefesiyle sarsılacağını anlayan zulüm ve çıkar ehli, kendilerine bilfiil zarar vermeyen fakat bilkuvve bu hakikatin er-geç kendilerini yok edeceğini anladıklarından Müslümanlara zulmetmişler, onların özgürce İslam olma yönünde iradelerini baskılamak ya da sindirmek istemişlerdir.

Bugün Türkiye’de halen birtakım çevrelerin İslam’ın simgesel değerlerinden biri olan başörtüsüne saldırmalarının, kabul edememelerinin; dünyanın dört bir yanında Müslümanlara karşı bitmek tükenmek bilmeyen zulüm, savaş ve işkencelerin ardında yatan temel neden budur. Hazımsızlık.

Kişinin fıtratında var olan Allah cc ile uyumlu ve beraber olma isteği, dünyanın süslü, çabuk fakat geçici zevklerine karşı zaafı olan kimselerde rahatsızlık duygusuna sebebiyet vermektedir. Onlar namaza giden birisini gördüklerinde içlerindeki vicdan “sen neden gitmiyorsun?”, başörtülü gördüklerinde “sen neden örtmüyorsun, örttürmüyorsun” diyerek dayanılmaz ızdıraplar çekmelerine sebep olmaktadır. Bu acılarını  ortaya çıkarmak istemeyen hazımsız taifesi hastalıklarının acısını “doktora düşmanlık ve şiddet” ile örtebileceklerini düşünmektedirler. Akıl ve iz’an tutulmasının bir tezahürü ile“sen hastasın” diyen doktoru susturarak hastalıklarının biteceğini zannedenler kendilerine ve hakikate karşı kör ve sağır tutumlarını sürdürdükçe vicdanlarının verdiği rahatsızlıktan kurtulmaları mümkün değildir.

İslam ile tanışıp kendileriyle barışmaları en büyük temennimizdir. 

Bu yazı toplam 183 defa okunmuştur.
Önceki ve Sonraki Yazılar

YAZIYA YORUM KAT

MyMemur Haber Sitemiz 5651 sayılı "internet Ortamında Yapılan Yayınların Düzenlenmesi ve Bu Yayınlar Yoluyla işlenen Suçlarla Mücadele Edilmesi Hakkında" Kanunun 2/f maddesi uyarınca 'içerik Sağlayıcıdır'. Tüm üyeler yaptıkları yorumlardan şahsen kendileri sorumlu olup, talep halinde sitemiz kaynaklarında olan, gerekli iletişim bilgileri Adli ve İdari Makamlara sunulacaktır. UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren yorumlar onaylanmaz.