1. YAZARLAR

  2. Aydın UZKAN

  3. HAKSIZLIK ÜZERİNE
Aydın UZKAN

Aydın UZKAN

Eğitimci - Şair
Yazarın Tüm Yazıları >

HAKSIZLIK ÜZERİNE

A+A-

                                           

                                                         HAKSIZLIK  ÜZERİNE

 

    Bireye ait olan, kendisine yaratanı tarafından verilen ve çabayla geliştirilen değerler bütününe hak denir. Bu yaşamın özüdür. Haksızlık ise bu öze, değerlere saldırılması,  gasp edilmesi ve yok edilmesidir. Hayatın bir gerçeği olan haksızlık, eğer ki fark edilirse,  önüne geçilebilir bir olgudur. Hak bal arısının yaptığı bal iken haksızlık , bu balın eşekarısı ve sinekler tarafından yağmalanmasıdır.

    Adil olmayan, acıtan ve hazmedilmesi zor  bir durumdur haksızlık. İnsanın en temel duygularından olan adalet duygusunu kamçılar . Kimi zaman yüreği isyan sızılarına salan bir olgudur. Onun karşısında diller sussa da, diri vicdanlar asla susmaz. Sözlerin efendisi ‘’ haksızlık karşısında susan dilsiz şeytandır ‘’ buyurmuştur. Çünkü sessizlik , haksızlığa tutulan bir alkıştır. Onurlu insanlar her türlü haksızlık karşısında bu  sessizliği sese dönüştürebilenlerdir. Hakkın ve adaletin olmadığı yerde direnmek haktır. Direnmenin onuru insanı yaşatırken , haksızlık karşısında susmak  utancı öldürür.  

 Haksızlığa uğrayan kişinin düşünce, duygu ve davranışlarında bozulmalar meydana gelir. Kişinin aklına gelerek onu içten içe rahatsız eder. İnsanın hem karar alma mekanizmasını  düzensizleştirir hem de   algısında  değişime neden olur. Çoğu insan hayatında şu veya bu şekilde haksızlığa uğramıştır. Çünkü haksızlık hayatın her alanında karşınıza çıkabilir . Çocukların  kendi aralarındaki oyunlarda, gençlerin üstünlük yarışlarında, yetişkinlerin statü elde etme  süreçlerinde, pastadan pay kapmalarda,  devletlerin egemenlik kurma mücadelelerinde haksızlıklar hep var ola gelmiştir.

  Haksız bir durumla karşılaşan insanın bunu engelleyecek gücünün olmadığı zamanlar olabilir. Fakat  buğz ve itiraz etmeyi beceremediği, bir zaman asla olmamalıdır. Hz Ali şöyle der ‘’Haksızlık, hak ve adalete aykırılık demektir. Daha çok güçten ve güçlü insanların kibirlerinden kaynaklanır ve zulüm doğurur. Zulüm ise güçlü bir kimsenin veya kimselerin yasaya veya vicdana aykırı olarak başkasını uğrattığı kötü durum, kıygı, eziyet, cefadır. Zalim insan her şeyi kendi çıkarları doğrultusunda kullanır ve haksızlık yapar. İnsan haksızlık önünde eğilmemelidir, eğilen insan her şeyini kaybeder, kölelerin ne hakkı kalır, ne de haysiyeti.’’

 Fıtratı bozulmamış bir insanın ne tür olursa olsun, haksızlığı  normal görmesi imkansızdır. Haksızlık karşısında susmak  onu yapana engel olmadığı gibi, teşvikte edicidir. Üstelik haksızlıklara sessiz kalanlar haklarıyla beraber  onur  gibi  değerlerini de kaybedip toplumsal birlik bilincinin de zayıflamasına da sebep olurlar . Bu yüzden haksızlıklara engel olmayanlar  ondan gelecek her türlü kötülüğe hazır olmalı ve  katlanmalıdırlar. Sokrat Ölüme mahkum edildiğinde, eşi’’ Haksız yere öldürülüyorsun, diye ağlamaya başlayınca, Sokrat: ’’Ne yani, demiş. Birde haklı yere mi öldürülseydim’’

   İnsani değerlerin ortaya konması ve insana özgü süreçlerin yaşanması açısından haksızlıkların önlenmesi şarttır. Bu nedenle yeryüzünde dengenin ve huzurun sağlanması adına  her tür haksızlığa dur denmelidir. Bir kişiye yapılan haksızlığa, herkese yönelmiş bir tehdit olarak bakılmalı ve tavır alınmalıdır. Aksi halde kendi bacağından asılan koyunun kokusu tüm dünyayı saracaktır. Haksız da sayılmam !

 

Bu yazı toplam 1052 defa okunmuştur.
Önceki ve Sonraki Yazılar

YAZIYA YORUM KAT

MyMemur Haber Sitemiz 5651 sayılı "internet Ortamında Yapılan Yayınların Düzenlenmesi ve Bu Yayınlar Yoluyla işlenen Suçlarla Mücadele Edilmesi Hakkında" Kanunun 2/f maddesi uyarınca 'içerik Sağlayıcıdır'. Tüm üyeler yaptıkları yorumlardan şahsen kendileri sorumlu olup, talep halinde sitemiz kaynaklarında olan, gerekli iletişim bilgileri Adli ve İdari Makamlara sunulacaktır. UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren yorumlar onaylanmaz.