1. YAZARLAR

  2. Aydın UZKAN

  3. HAYAT BOŞLUK KABUL ETMEZ
Aydın UZKAN

Aydın UZKAN

Eğitimci - Şair
Yazarın Tüm Yazıları >

HAYAT BOŞLUK KABUL ETMEZ

A+A-

 HAYAT BOŞLUK KABUL ETMEZ

  Hayat boşluk kabul etmez. Bu kural tüm zamanlara ait evrensel bir gerçekliktir. Yaşanılan her zaman ve zeminde karşılaşılabilecek bir haldir bu. Gün olur insan da o boşlığa düşer. Bu hal yaşamın anlamını  erozyona uğratır. Bunalım etkisi oluşturup bedeni ve ruhi problemlere neden olur. Hayat, sadece boşluk tuşundan ibaret bir klavye gibi kalıverir insanın elinde. Bir şeyler yazmaya çalıştığı her sefer o boşluk biraz daha büyür. Ta ki orası başka bir şeyle  dolana kadar.

 

 İnsan bazen  rüyalarında  dipsiz ve derin  bir boşluğa düştüğünü hisseder. İşte boşluklar gerçek hayatta da buna benzer bir hali yaşatır. Ayaklarından göz kapaklarına kadar yükselen bir ıssızlık sarar bedeni. Bir yere ait olamadığını düşünüp çaresiz hisseder kendini. Kuytu köşelerde ve bilinmezlerde kendinize bir yer bulmaya çalışır .  Bulamadığında dilindeki tek kelime , yine boşluktur.

 

 Fizik  dersinde öğretmen derste  çantasından çıkardığı su bardağını masanın üzerine koyar. Ardından boş bardağı gösterip sorar; ‘’ Çocuklar bu gördüğünüz bardak dolu mu, boş mu? Çocuklar hep bir ağızdan ‘’ Boş öğretmenim ‘’ der. Öğretmen  ise basit gibi gözükse de hafızalarda iz bırakacak cümleyi söyler ‘’ Bilemediniz çocuklar, hiçbir şey boş kalmaz. Şu anda bardak hava ile dolu. Su koyduğunuz zaman da hava çıkar su ile dolar’’ der. Bu fizik kuralı sadece madde için değil; insanın tüm hayat alanları için geçerlidir.

 

 Boş bırakılan hayatın küçük yada büyük her alanı mutlaka başka kişi ve  nesneler  tarafından doldurulur Bu evrimsel yasa, kişisel yaşamdan aile yaşantısına, ülke yönetiminden uluslararası ilişkilere kadar tüm alanlarında hakimdir. Nasıl ki  bir tarla bir süre işlenmediğinde, yabani otlar hemen orayı dolduruyorsa hayattaki boş kalan alanlarda böyledir.

 

  Bir ara  fareler verimli bir ovayı  istila edip  ürünlere büyük tahribat vermeye başlar. Çiftçiler ve yetkililer hemen  durumu araştırmaya koyulur. Sonunda farelerin ovayı istila etmesini iki nedene bağlanır. Birincisi anız yangınları nedeniyle, tarlalarda yaşayan yılanlar öldürülüp meydanın farelere kalması. İkincisi de derileri para eden tilkilerin öldürülüp, meydanın bir kez daha farelere kalması. Bilinen bir gerçektir ki, tarlalardaki farelerin en büyük düşmanı yılanlar ve tilkilerdir. Bu iki canlıyı yok eden o yöredeki insanlar, “hayat boşluk kabul etmez” kuralını dikkate almadıkları için, farelerin tarlaları istila etmesi gerçeğiyle karşı karşıya kalmışlardır.

 

 Hayat gedik bırakmalara da asla gelmez. Bir toprak parçası, hem huzur veren bir bahçeye hem de etrafa kötü kokular yayan bir bataklığa dönüşebiliyorsa, topraktan yaratılan insanın hayatındaki boşluklarda aynı sonla karşılaşır. Bir yer nasıl ki bakarsan bağ, bakmazsan dağ oluyorsa , hayatında boşluğa yer veren insanın bu alanları mutlaka yabani otlarca hemen doldurulur. Öyle ki, boş kalan tarlalara zehirli otlarını ekmek için fırsat kollayan art niyetliler  her köşe başında sinsice  beklemektedir.

 

  Boşluklar kadar dolulukta hakimdir hayata. Ne kadar derin boşluklar varsa o kadar da tıka basa doluluklar vardır. Gün gelir insan bu dolulukları boşaltır doldurmak için. Adına da temizlik der kendince. Zihinler dolar boşalır, kalpler boşalır dolar. Evlerde eşyalar eskiyip yeri boşalır ve gelir yenisi. Dolaplarda elbiseler modaya (!) direnemez, Boşaldığı an yeniden dolar dolaplar. Cüzdanlar ve mideler de  boşalıp dolar hayatın devamı için. Çünkü hayat boşluk kabul etmez.

 

  Boşluk kabul etmeyen hayat elbet, boş vermişliğe de izin vermez. Hayatı boş vermiş insanlar başkalarının hakimiyeti altına girip, hayatını onların planladığı doğrultuda yaşamak durumunda kalır. Sorumsuz, gamsız , gününü gün etme ve  günü kurtarma, mantalitesi ile yaşayan bu kişiler çelişkiler yumağı içinde kıvranır durur. Sonunda da bir çılgınlık arenasına dönen hayatı ona  pahalı bir fatura ödetir. İnsanoğlunun bugün başına gelen belalarda, bu boş vermişliğinin payı büyüktür. Çöken iradelerin ve geri  çekilip sönen ideallerin arkasında hep bu boşluklar vardır. Bocalayan yürekler ve bunalan zihinler, durup dururken bu hale gelmemiştir.

 

 Var olan eksiklik tanımlanabildiğinde çare bulmak daha da kolaydır. Bu yüzden boşluğun nereden kaynaklandığı bulmak, yaşanan sorunun çözümüne yardımcı olacaktır. Gerisi havanda su döğmektir biline !

 

Bu yazı toplam 938 defa okunmuştur.
Önceki ve Sonraki Yazılar

YAZIYA YORUM KAT

MyMemur Haber Sitemiz 5651 sayılı "internet Ortamında Yapılan Yayınların Düzenlenmesi ve Bu Yayınlar Yoluyla işlenen Suçlarla Mücadele Edilmesi Hakkında" Kanunun 2/f maddesi uyarınca 'içerik Sağlayıcıdır'. Tüm üyeler yaptıkları yorumlardan şahsen kendileri sorumlu olup, talep halinde sitemiz kaynaklarında olan, gerekli iletişim bilgileri Adli ve İdari Makamlara sunulacaktır. UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren yorumlar onaylanmaz.