1. YAZARLAR

  2. Rad.Tek.Şeref Parıldar

  3. Kıl Dönmesi Nedir? Kıl Dönmesi Teşhis ve Tedavisi (Pilonidal Hastalık)
Rad.Tek.Şeref Parıldar

Rad.Tek.Şeref Parıldar

Yazarın Tüm Yazıları >

Kıl Dönmesi Nedir? Kıl Dönmesi Teşhis ve Tedavisi (Pilonidal Hastalık)

A+A-

Pilonidal hastalık, erkeklerde kadınlara göre 3-4 kat daha sık görülen bir durumdur ve en sık 17-25 yaşları arasında görülmektedir. 45 yaşından sonra çok nadir görülür. Vücudun değişik kısımlarında   oluşabilir (iki meme arası, göbek deliği, parmak araları...), ancak en sık oluştuğu yer kuyruk sokumu denen sakro-koksigeal alandır.

Önceleri doğuşdan gelen bir hastalık olduğu düşünülürdü, ancak bu görüşün yerini büyük oranda hastalığın sonradan oluştuğu görüşü almıştır.

Bu hastalığın oluşmasında sorumlu olan, vücuttan dökülen serbest kıllardır. İnsan kılının kenarlarında yan çıkıntıları vardır ve tek bir yöne hareket edebilme özelliğine sahiptir. Ucu deriye battığında artık geri çıkamaz, matkap gibi dönerek cilt altına doğru ilerler. Zaman içinde biriken kıllar yuva oluştururlar ve dışarıya ağızlaşarak pilo-nidal (kıl-yuvası) hastalığı oluştururlar.

Pilonidal hastalık oluşmasında temel unsur, dökülen vücut kılları olmakla birlikte bazı kolaylaştırıcı faktörlerin olduğunu kabul etmeliyiz. Vücudun kıllı olması ve günlük dökülen kıl miktarının fazla olması, kuyruk sokumu bölgesinin dar ve derin olması sonucu dökülen kılların uzun süre burada kalması, derinin uzun süre hasarlı ve nemli kalmasıyla kılların batmasının kolaylaşması, kuyruk sokumunda çatlak ve yara olması, uzun süre oturarak çalışmaya bağlı olarak lokal travma oluşması ve en önemlisi kötü hijyen bu faktörlerin en önemlileridir. Şişmanlığın hastalık oluşmasına etkisi tam olarak kanıtlanamamıştır.

Pilonidal hastalığın en sık bulgusu, kuyruk sokumunda bir yada birden fazla küçük deliklerin varlığıdır. Bu delikler içerideki kıl yuvaları ile bağlantılıdır ve çoğunda ağrısız bir akıntı vardır. Akıntı devamlı ve az miktarda olabilir veya aralıklıdır. Hastalar genellikle çamaşırlarında kirlenmeden yakınırlar. Delikler tıkanırsa akıntı, içeride birikerek abse oluşmasına yol açar. Abse ağrılı bir şişlik şeklindedir.

Basit pilonidal hastalıkta delikler orta hatta yerleşirler. Ancak ilerlemiş olgularda kenarlara da yayılma olmuştur.

Tedavide, eğer abse oluşmuş ise acil olarak abse boşaltılmalıdır. Genellikle lokal anestezi ile abse boşaltılır. Pilonidal hastalıkta kesin tedavi ameliyattır. Ameliyattaki en önemli nokta, lezyonun tamamen çıkarılması ve geride hastalıklı doku bırakılmamasıdır.

Değişik ameliyat teknikleri vardır ve hastalığın durumuna göre tercih edilebilirler. Hemen hemen tüm yöntemlerde hastalığın nüks etme olasılığı vardır. Ameliyat sonrası, hastaların iyileşene kadar, özenli ve sık pansumanı ve kontrolü yapılmalıdır. İyileşme genelde 2-3 haftada olur. Özellikle hastaların, hangi ameliyat yapılırsa yapılsın, ameliyattan sonra, günlük vücut temizliğine ve bu bölgenin hijyenine özen göstermeleri, hergün banyo yapmaları ve vücudu dökülen kıllardan arındırılmaları nüks olmaması açısından önemlidir.

Bu yazı toplam 230 defa okunmuştur.
Önceki ve Sonraki Yazılar

YAZIYA YORUM KAT

MyMemur Haber Sitemiz 5651 sayılı "internet Ortamında Yapılan Yayınların Düzenlenmesi ve Bu Yayınlar Yoluyla işlenen Suçlarla Mücadele Edilmesi Hakkında" Kanunun 2/f maddesi uyarınca 'içerik Sağlayıcıdır'. Tüm üyeler yaptıkları yorumlardan şahsen kendileri sorumlu olup, talep halinde sitemiz kaynaklarında olan, gerekli iletişim bilgileri Adli ve İdari Makamlara sunulacaktır. UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren yorumlar onaylanmaz.