1. YAZARLAR

  2. Aydın UZKAN

  3. MODERNİZM VE HUZUR
Aydın UZKAN

Aydın UZKAN

Eğitimci - Şair
Yazarın Tüm Yazıları >

MODERNİZM VE HUZUR

A+A-

İnsanoğlu varlıklarını  arttırırken değerlerini  azalttığı bir zamanda yaşıyor. Öyle ki varlıktaki her  artış  değerlerin  biraz  daha erozyona uğramasını mubah kılıyor. Her yanda dünya hayatını maddi zevklerin tatmin edildiği yalancı bir cennete dönüştürmeyi vadeden modernizm rüzgarı esiyor. Bu rüzgara kapılan insanlık geleneklerden koparak hızlı ve hazsız bir hayata doğru yol alıyor.

   İnsanlar şeklen modernleşip ruhen çürüdükleri için modernizm huzur vermiyor. Hayatımıza bir kara delik açılmış gibi durmadan bizden bir şeyler götürüyor . Öyle ki  modernleşen hayattaki uğraşılarda insanlar bir türlü tatmin olamıyor. Akşam geç yatanlar sabah yorgun kalkıyor. Çok televizyon izleniyor ama daha az kitap okunuyor. Tanıdıklar çoğalırken dostlar azalıyor. Vitrinler dolarken gönüller boşalıyor. İlaçlar çoğalıyor ama ona oranla hastalıklarda artıyor. Modernleşen hayatla insanoğluna elbette büyük kolaylıklar sağlamış bulunuyor. Fakat bu kolaylığın insan ruhunda ne kadar rahatlama sağladığı tartışılır bir durum olarak ortada duruyor.

     Modernleşme ile ilgili olarak Yazar Hüseyin Gülerce, bir yazısında şöyle diyor ;’’Şüphesiz ki, insanın tabiatla olan ilişkisinde elde ettiği teknolojik ve bilimsel merhaleler, yaşamayı kolaylaştırdığı ve güzelleştirdiği için modernleşmenin bir parçasıdır. Elektriği kullanmak, otomobile binmek, trenle, uçakla seyahat etmek, canlı yayında maç izlemek, televizyon sayesinde oturduğunuz odadan dünyaları dolaşmak ve daha bir sürü imkân modernleşmeyi anlatır tabii. Fakat mutlu değilseniz, hatta siz mutlu iken milyarlarca insanın, bu imkânlardan yararlanamadığını bir kenara bırakın, ezilip sömürüldüğünü, aç bırakıldığını, milyonlarca çocuğun hastalıktan öldüğünü, istismar edildiğini, insan ticaretinin en acımasız şekilde ve 'modern' ülkeler vatandaşları tarafından yapıldığını, çevrenin katledildiğini hatırlarsanız; modernleşme size acaba neleri anlatır?’’(1) Bu yüzden ki adaletten ve sevgiden mahrum bir modernleşme insanlığa  huzur verememektedir.

  Modernleşme sonucunda hayat, her geçen gün biraz daha sahiciliğini ve içtenliğini kaybediyor . Bu kaybediş hayat dehlizinde huzurun kalelerini birer birer yok ediyor. Modernizm insanı küçük  bir konfor uğruna büyük bedeller ödediğini unutarak yaşıyor. Modern hayat tarzı insana  büyük nimetlerin bahşederken bunun  yanında ağır maliyetlerde de yüklüyor. D.Lama çağımızın paradoksu adlı şirinde şöyle diyor ;’’ Evlerimizi büyüdü fakat ailelerimiz  küçüldü.  Artık  daha rahatız ama zamanımız az. Öğrenim seviyemiz arttı fakat anlama yetimiz azaldı. Daha fazla bilgili olmamıza rağmen, daha zor karar veriyoruz. Daha fazla uzmanız fakat daha fazla sorunluyuz. Daha fazla tedaviye rağmen daha az sağlıklıyız. Aya gidip gelerek onca yolu kat ettik ama caddeyi geçip yeni komşumuzla tanışmakta geciktik .Daha  fazla  üretelim diye bilgisayarlar ürettik ama daha az  iletişim  kurmaya  başladık. Çok uzun yol kat ettik ama kalitede bir o kadar kısa kaldık...’’

  Modernleşen insan koca kalabalığın içinde yapayalnız bir ruhu ve medeniyet adı altında sahte bir samimiyeti  gizliyor. Bu durum huzur vermek bir kenara, insanı  çelişkiden çelişkiye sürüklüyor. Göz nuru denilen çocuklar kreşlerde, anne kokusundan uzakta, rahmet ve şefkat duygularını ücretli görevlilerden almak zorunda bırakılıyor.Doğaya seven modern insan kirlenmemek (!) için toprağa el sürmüyor. Elleri  kirlense de kimyasal sıvılarla arınıyor.

   Geleneksel insani ilişkiler de modernleşmenin yakıp kavuran rüzgarından nasibini alıyor. İnsanlar giderek daha da bencilleşiyor. Başka insanların yaşadığı acılar, uzaktan gelen davulun sesi misali ne kulakları ne kalpleri hiç rahatsız etmiyor. Öyle çok katlı binalar yapılıyor ki her katta yalnızlık daha bir artıyor. Her kat artışı uzaklaştırıyor insanları birbirinden. En üstteki en alttakini tanımadan geçiyor konforlu koca bir ömür. Büyük evler inşa edip küçük ilişkiler kurar hale geliniyor. Evler, oda sayısı kadar  yalnızlıklarla doluyor. Çocuk, erişken ve yetişkin kendi kategorinde yaşıyor. Aya giden insan yanı başındakinin dünyasına ulaşamıyor. İnsan dışıyla birlikte içiyle de uzaklaşıyor. Sonunda da herkes huzurun kendi odasında zembille inmesini bekliyor.

   İnsanlar modernleşme ile hayata yıllar katıp  yıllara hayat katamadan ömür geçiriyor. Görmeden bakıyor, duymadan dinliyor. Tat almadan yiyip  hissetmeden dokunuyor Modernizm, bu yalancı mutluluklarla insanlığı daha nereye kadar avutmayı sürdürür bilmiyorum ama yaratılışında erdemli olanı aramak olan insan hayatın amacından yoksun olarak nereye kadar gidebilir ki ?

Bu yazı toplam 565 defa okunmuştur.
Önceki ve Sonraki Yazılar

YAZIYA YORUM KAT

MyMemur Haber Sitemiz 5651 sayılı "internet Ortamında Yapılan Yayınların Düzenlenmesi ve Bu Yayınlar Yoluyla işlenen Suçlarla Mücadele Edilmesi Hakkında" Kanunun 2/f maddesi uyarınca 'içerik Sağlayıcıdır'. Tüm üyeler yaptıkları yorumlardan şahsen kendileri sorumlu olup, talep halinde sitemiz kaynaklarında olan, gerekli iletişim bilgileri Adli ve İdari Makamlara sunulacaktır. UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren yorumlar onaylanmaz.