1. YAZARLAR

  2. Aydın UZKAN

  3. MUTSUZLUK BUHRANI
Aydın UZKAN

Aydın UZKAN

Eğitimci - Şair
Yazarın Tüm Yazıları >

MUTSUZLUK BUHRANI

A+A-

  İnsanoğlu  duygu yüklü  bir varlıktır. Karşısında çıkan değişik  durumlarda farklı duygulanımlar  içine girer. Bazen sevinir bazen üzülür. Bunlar insanın  med cezir halleridir. Tehlikeli olan süreklilik arz edip yaşam tarzı haline gelen duygu halleridir. Bu tehlikeli hallerden biri de mutsuzluktıur. İnsanlık tarihini en eski ve tehlikeli bulaşıcı hastalıklarından biri olan mutsuzluk , modern çağın kalbinde habis bir ur gibi  büyümektedir.

 

  Mutsuzluk, mutluluğun aynadaki ters yansımasıdır. İnsanın içinde kalan uktelerin, hedefe varmayan çabaların ve yaşanmamışlıkların birikmesi sonucu meydana gelen  evrensel bir hüzün halidir. Bütün mutsuzluklar kardeştir. Aynı dili konuşurlar.  İnsanların bazıları hedeflerine ulaşamadığında bazısı da   ulaştığı şeyin gerçekten aradığı şey olmadığını fark ettiğinde mutsuzluğa kapılır. Sahip olduklarının farkına varamayanlar  mutsuzluk  girdabına daha çok yakalanırlar. Onlar varlıkla değil daha çok yoklukla ilgilenirler. Şimdiki zamanda mutlu olunacakları görmeyip mutlu olmayı geleceğe bırakırlar. Verilenin şükrünü yapmadan, verilmeyenin mahcubiyetini yaşar dururlar.  Tolstoy şöyle der ; ‘’Her insan mutlu olamaz. Çünkü gereğinden fazla özler dünü. Hak ettiğinden fazla yaşar yarını. Ve hiç hak etmediği kadar bilinçsizce yaşar bugünü. Her insan mutlu olamaz. Çünkü gereğinden fazla özler hayatından çıkanları. Hak ettiğinden daha büyük umutla bekler hayatına girenleri. Ve asla göremez yanı başındakileri.’’

 

 Öyle bir haldir ki mutsuzluk , onca emekle ördüğü hayat duvarını kendi üstüne yıkmaktır. ‘’Hayat her şeyden zevk alabilmektir’’ düsturunu unutup, hayatı tamamlanması gereken bir süreç olarak görmektir. Bilinç altındaki hüzünlü geçmişin hortlayıp bugünü kemirmesine sessiz kalmaktır. Sıfır noktasına doğru yapılan  bir yolculuktur. Günün her saatini  hüzünle boyamaktır. Öyle duygusal bir çöküntü halidir ki, insanın güçlü iradesini zayıflatır. Yaşamın heyecanının ve  dinanizminin yitirilmesine yol açar. Önüne çıkan sorunlar karşısında pes  ettirir. İnsanı sudan çıkmış balığa döndürüp, elini kolunu bağlar. Çıktığı her yolculuğun başında  kendini bitmiş hissetmesine sebep olur.

 

   İnsanların mutsuz olmalarına sebep olan durumlardan biri de mutsuzluğun tanımını beyinlerine yanlış kodlamalarıdır. İnsanlar küçükken izlediği bir filmden,  okuduğu bir kitaptan yada büyüklerinin anlattığı masalardan  zihinlerine öyle bir mutluluk fotoğrafı yerleşir ki, bu fotoğrafa benzemeyen hiçbir görüntünün mutluluk olabileceğine inanmazlar. Karşılarına çıkan her hali bu mutluluk tablosuyla ölçerler. Yağmur yağarken bereket yerine  kıyafetlerinin  ıslanmış olmasını sorun ederler. Gece olunca gökyüzünün yıldızlarla döşenmiş güzelliği yerine karanlığın ürkütücülüğünü düşünürler. En ufak sorun karşısında kendilerini mutsuzluğun  kollarına  bırakırlar.

 

 Mutsuzluk mutluluktan daha çok ses getirir. Çünkü mutsuzluk öyle bir mercektir ki karşılaşılan her sorunu olduğundan daha büyük gösterir. En ufak bir hastalık , sırtlardaki ufak bir  hançer izi, terk edilişler ve başarısız olunan her eylem hep birer mutsuzluk sebebidir. Hep ‘’Neden ben ?’’ diye kemirgen ve takıntılı düşüncelere saplanırlar. Sürekli kullandıkları ‘’Keşke ve acaba’’ kelimeleri ile hayata olan bağlılıklarını azaltırlar. Mutsuzluk nehrinde canhıraş şekilde çırpınır durular. Bu hal devam ettikçe daha bir karamsar, daha bir umutsuz ve huzursuz olurlar. Artık onların yaşama sevincinin katsayısı en diptedir .Hiçbir şey yapmak istemezler. Kimseyi çekecek yada kaprislerine katlanacak güçleri de yoktur. Etrafında olup  bitenlere  karşı oldukça ilgisiz davranırlar.  Kendi  elleriyle  kendilerini yanlılığa iterler.

 

  Hayat bir devinimdir. Sürekli bir birini takip eden karşıtlardan oluşur. Doğum  ve  ölüm gibi, mutsuzluk ve mutluluk gibi. Bu devinimi hatırda tutulursa mutsuzluk girdabından  birkaç kulaç atılarak çıkılabilir. Aksi halde hayat kirli bir cam ardından dokunmadan, koklamadan ve duymadan yaşanarak bitiverir  O halde ya bir kulaç atın mutsuzluğun girdabından kurtulun , ya da  dibe çökün . Karar sizin !

Bu yazı toplam 334 defa okunmuştur.
Önceki ve Sonraki Yazılar

YAZIYA YORUM KAT

MyMemur Haber Sitemiz 5651 sayılı "internet Ortamında Yapılan Yayınların Düzenlenmesi ve Bu Yayınlar Yoluyla işlenen Suçlarla Mücadele Edilmesi Hakkında" Kanunun 2/f maddesi uyarınca 'içerik Sağlayıcıdır'. Tüm üyeler yaptıkları yorumlardan şahsen kendileri sorumlu olup, talep halinde sitemiz kaynaklarında olan, gerekli iletişim bilgileri Adli ve İdari Makamlara sunulacaktır. UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren yorumlar onaylanmaz.