1. HABERLER

  2. SENDİKA

  3. Sözleşmeli Öğretmenlik Mutlaka Yeniden Ele Alınmalıdır
Sözleşmeli Öğretmenlik Mutlaka Yeniden Ele Alınmalıdır

Sözleşmeli Öğretmenlik Mutlaka Yeniden Ele Alınmalıdır

Özgür Eğitim-Sen Merkez Yönetim Kurulu Üyesi Bekir Birbiçer tarafından sözleşmeli öğretmenlikle ilgili olarak açıklama yapıldı. Sözleşmeli öğretmenliğin yeniden ele geçirilmesi gerekliliğini Özgür Eğitim-Sen de vurguladı.

A+A-

Özgür Eğitim-Sen MYK üyesi Bekir Binbiçer 2017-2018 eğitim-öğretim yılının başlamasıyla eğitim sorunlarına dair basın açıklaması yaptı. Yeni eğitim-öğretim yılı çalkantılı başladığını belirten Binbiçer belirli çevrelerin ‘evrim’ ve ‘cihad’ manipülasyonuyla yürüttükleri müfredat tartışmasına adalet duygusunun yerle bir edildiği bir Toplu Sözleşme ihanetinin de eklendiğini ifade etti.

 

İhanetin mürekkebi kurumadan sözleşme enkazının mimarı yandaş sendikanın milletten teşekkür bekleyen beyanatlarına muhatap kılınmanın ardından yetmezmiş gibi her gün yenisi ortaya çıkan ders kitaplarındaki rezaletleri yaşandığını açıkladı.

 

O da yetmedi Cumhurbaşkanı’nın pimini çektiği TEOG bombası düştü gündemimize. Bir gün önce açık uçlu soruların eklenmesiyle daha da mükemmelleşeceği müjdesiyle piarı yapılan TEOG, Cumhurbaşkanının beyanatı ile kaldırıldı ve ne olacağına dair belirsizliğin sürdüğü bir atmosferde gelişmeleri şaşkınlıkla izlendiği açıklamasına yer veren Birbiçer, sözleşmeli öğretmenlerin unutulduğunu belirtti.

 

Ya eşini ya işini seç!

Tüm bu konuların kamuoyunda sıcak gündem olarak tartışılırken sözleşmeli öğretmenlere yönelik “ya eşini, ya işini tercih edecek” açıklaması ile MEB Bakanı İsmet Yılmaz cepheyi biraz daha genişletti. Müfredattan sınav sistemine, ders kitaplarından personel rejimine, sorun çözme yönteminden kamu diplomasisine uzanan süreç kendi başına eğitim ahvalimizi açık ettiğine dair beyanları oldu.

 

Nitekim belirli bölgelerde öğretmen açığını azaltmaya dönük çözüm olarak lanse edilen sözleşmeli öğretmenlik yapısı, işleyişi ve sebep olduklarıyla kaş yapalım derken göz çıkaran bir halde. Bir şeyi yaparken eşzamanlı olarak pek çok şeyi yıkıyor. Bakanın sözleşmeli olarak atanan öğretmeni ya eşinden boşanması ya da işinden istifa etmesi ikilemi içinde bırakan ve ailenin birliği bütünlüğü konusundaki anayasal hakkı dışlayan çıkışı da haklı olarak kamuoyunda hem üslubu hem de içeriği ile tepkilere neden oldu.

 

Sözleşmeli öğretmenlik ücretli öğretmenlik kadar garabet özelliklere sahip!

 

Sözleşmeli öğretmenlik uygulaması, çağdaş kölelik anlamı taşıyan ücretli öğretmenlik kadar garabet özelliklere sahip. 420 bin öğretmen adayını fırsat gören devlet 2016 Ekim’de sözleşmeli öğretmenlik sistemini uygulamaya soktu. Yıllardır atama bekleyen adayların çaresizce kabullenmek zorunda kaldığı koşulların en başında 6 yıl çakılı görev yapma zorunluluğu geliyor.

 

Her yıl yapılan performans değerlendirmelerini başarıyla geçerek dört yıl görev yapan ve adaylık sürecini başarıyla atlatabilen sözleşmeli öğretmenler kadroya geçiyorlar ancak aynı yerde iki yıl daha görev yapmaları gerekiyor. Dört yılın sonunda eş durumu ile il içi atama hakkı elde ediliyor 6 yılın sonunda da il dışı atama hakkı elde ediyor. Malum eşi özel sektörde çalışana tayin hakkı verilmiyor.

 

Eşlerin her ikisi de sözleşmeli ise tayin hakkı veriliyor!

 

Milli Eğitim Bakanlığı her ikisi de sözleşmeli öğretmen olan eşlerin bir araya gelmesi konusunda adım attı. Ancak eşi özel sektörde çalışanlar açısından sorun devam ediyor. Ya yıllarca ayrı kalacaklar, aile bütünlüğü bozulacak ya da eşlerden biri istifa edecek. Memurlar için 1 yıllık görev süresini tamamlayarak adaylığı kalkanlar eş durumu ataması için başvuru yapabilmekteyken sözleşmeli öğretmenlerin durumu açık ki eşitlik ilkesine aykırılık taşıyor.

 

KPSS’den yüksek puan almak atanmak için yetmiyor!

 

Sözleşmeli öğretmenin gündemdeki sorunu bu ancak sözleşmeli sistemi yapısı gereği adaletsizlik, haksızlık ve ideolojik istismarın önünü açıyor. Eğitim fakültesi mezunu olmak, pedagojik formasyona sahip olmak ve KPSS’den yüksek puan almak atanabilmek için yetmiyor. Alan sınavından ve neden ve nasıl yapıldığı herkesin malumu olan mülakattan da yüksek puan almanız gerekiyor. Tüm bu aşamaları başarıyla geçseniz dahi kadrolu öğretmen olamıyorsunuz.

 

6 yıl atama yok!

 

İlk dört yıl boyunca aday statüsündesiniz. Kadroya geçinceye kadar bu dört yıl boyunca derece, kademe ve puan alamıyorsunuz. Kadroluya göre maaşınız, ücretiniz ve SGK’nız düşük olduğu gibi her an işsiz kalma riski ile çalışmak zorundasınız. Çünkü bulunduğunuz ilde ihtiyaç olmaması durumunda sözleşmeniz feshedildiği gibi her yılın sonunda yapılan performans değerlendirmesinin hangi kriterlere göre yapılacağı ve adaletsizliğin, adam kayırmanın, yandaşlığın önüne nasıl geçileceği konusu da cevap bekleyen sorular barındırıyor.

 

Sözleşmeli öğretmenler sendikaların baskısı altında mı?

 

Diğer taraftan hükümet ve sendika arasındaki farkın silikleştiği bir vasatta çalışma koşulları bu olan sözleşmeli öğretmenin yandaş sendikaya üye olmadan gönül rahatlığıyla çalışabilmesi mümkün değil. Farklı bir sendikaya üye olup da her yıl kurulacak değerlendirme komisyonundan geçer not alması çok zor. Daha ilk atama işlemlerinde eline sendikaya üyelik formunun tutuşturulduğu sözleşmeli öğretmen kendini ne kadar özgür hissedecektir veya ne kadar rahat çalışabilecektir?

 

Özgür Eğitim-Sen de bu konuyla ilgili olarak ilk günden beri karşı oldukları sözleşmeli öğretmenlik uygulamasının yarattığı adaletsizlik ve yol açacağı istismara defaatle dikkat çektiklerini belirtti.  Şu son eş durumu krizi ve sayın bakanın beyanı göstermiştir ki asıl temel meselenin bütüncül bir kavrayıştan yoksun olunmasındandır.

 

MEB’in ve devletin önündeki en büyük açmaz budur diyen sendika temsilcisi, sözleşmeli öğretmenlikle eşit işe eşit ücret ilkesi çiğnenmekte, itibarı yerlerde sürünen meslek iyice tahkir edilmekte, yönetimin olmazsa olmazı eşitlik ve adalet ilkeleri zedelenmektedir. Aile mefhumunun kutsallığına inanan bir geleneği temsil iddiasındaki bir siyasal anlayışın aile bütünlüğüne zarar veren bir konuya bu kadar sert yaklaşmasının ve insanları ‘ya iş ya eş’ ikileminde bırakan üslubun vahim olduğunun da altını çizmek isteyen Birbiçer söz konusu sistemin mutlaka değiştirilmesi gerektiğini vurguladı.

 

İlgili Haberler

HABERE YORUM KAT

MyMemur Haber Sitemiz 5651 sayılı "internet Ortamında Yapılan Yayınların Düzenlenmesi ve Bu Yayınlar Yoluyla işlenen Suçlarla Mücadele Edilmesi Hakkında" Kanunun 2/f maddesi uyarınca 'içerik Sağlayıcıdır'. Tüm üyeler yaptıkları yorumlardan şahsen kendileri sorumlu olup, talep halinde sitemiz kaynaklarında olan, gerekli iletişim bilgileri Adli ve İdari Makamlara sunulacaktır. UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren yorumlar onaylanmaz.
Önceki ve Sonraki Haberler