1. YAZARLAR

  2. Aydın UZKAN

  3. TÜKENMİŞLİK PSİKOLOJİSİ
Aydın UZKAN

Aydın UZKAN

Eğitimci - Şair
Yazarın Tüm Yazıları >

TÜKENMİŞLİK PSİKOLOJİSİ

A+A-

     Hüzün, insanlar için  en tabii duygulardan bir tanesidir. Hatta kimi zaman  mahzun olmak insan olmanın bir gereğidir. Fakat bu mahzunluk hali kişide sürekli ise, onun enerjisini  büsbütün alıyorsa, bir  nedeni  olmaksızın   sürekli  huzursuzluk veriyorsa ve yaşam sevincini öldürmeye başlamışsa,  hüzün yerini tükenmişliğe bırakmış demektir.

  Tükenmişlik geçmişteki güzel hallerine tekrar dönemeyeceklerini zannedenlerin yenilgilerini anlatan ve  her insanın karşılaşması muhtemel bu haldir. Otomatiğe bağlanmış gibi son hız çalışan ,  evle iş  arasında sıkışmış, ve hayatın anlamını kısırlaştırmış yaşam yorgunu kişilerde bu  hal daha çok görülür. Yatıştırılması gereken bir duygudur. İnsanı hayata bağlayan en önemli öğelerden birinin onu terk etmesiyle başlar. Ne kadar uğraşırsa uğraşsın hiçbir şeyi değiştiremeyeceği düşündürüp,  etkisiz ve başarısız olduğunu hissettirir. Kişiye hayal dahi kurdurmaz ve onu sürekli  umutsuzluk girdabına çeker. Duygulardan yoksunlaştırıp  hissiz  bir biçimde eylemler sergilemesine neden olur.

 Yaşanan çağda sayısız beklenti içine sokulan fakat yaşamın gerçekleri ile yüzleşip kendisine vaat edilen sonuca ulaşamayan bünyelerin  içine girdiği  karanlık bir bulvardır tükenmişlik. Duygusal ve fiziksel bir bitkinlik ve çöküntü halidir. Bu hal,  kişilerin yaptıkları  işe karşı isteklerini en aza indirir hatta yok eder. İnsanı parçalanmaya ve çözülmeye götüren  bir  virüstür o. Bu  virüse yakalan kişilerde bitmek bilmez bir yorgunluk vardır. Hem kendilerine hem de çevresindekilere karşı alaycı , şüpheci ve olumsuz bir tavır sergilerler. Bu kişilerin kendinden ve  karşısındakilerden beklentileri çok yüksek olduğu için hayattan kolay kolay zevk alamazlar. Gergindirler ve çabuk sinirlenip  her şeyin kendisine battığını ifade ederler.

   Tükenmişlik girdabına yakalanmış  kişinin  mutlaka  ruhunu beslemesi gereklidir. Ömer Hayyam bir rubaisinde şöyle der: ‘’Eğer her şeyini kaybetmişsen ve cebinde bir ekmek alacak kadar paran kalmışsa, git kendine bir demet menekşe al ve ruhunu besle.’’ Her tükenişin güzel  bir  tarafı da olabilir. Öyle  ki,  yüzmeyi bilmeyen biri  yüz metre suya düştüğünde bittim demeyip yüzmeyi öğrenir. Hatta  ‘’Her şey bitti’’ denilen anlar, yeni başlangıçların zamanıdır. Bitti denilen anda başlar hayat, yeniden yaşanmaya. Çünkü Kul "bittim!" dediği anda: Rabbi "yettim" der.

    Bir gün üst düzey bir yönetici ofisine ilginç bir tablo asmıştı. Tabloda karaya oturmuş büyük bir sandal resmedilmişti. İki kürek usulca kumda yatıyordu. Alçalan okyanus suları 10-15 metre uzakta kalmış gibiydi. Büyük sandal çekilemeyecek kadar ağır, yerinden kaldırılamayacak kadar büyük görünüyordu. Resimde güzel görünen hiçbir şey yoktu. Bakana ilham verecek bir görüntüye benzemiyordu. Hatta insanın keyfini kaçıracak bir resim olduğu bile söylenebilirdi. O büyük sandal sular için yapılmıştı, okyanus dalgalarının üzerinde süsülmesi gereken güzel bir tekne, kuma gömülü duruyordu. Ancak resmin en altında yazan bir yazı, tabloya farklı bir anlam yüklüyordu. Yazıda şunlar okunuyordu; ‘’Çekilen sular her zaman yeniden yükselir.’’ Bu yazı resimle ilgili yeni bir bakış açısı doğuruyordu. Sular yeniden yükseldiğinde, karaya  oturmuş olan büyük sandal yeniden ait olduğu yere dönecekti. Resmin sahibi olan üst düzey yönetici büyük bir hayal kırıklığına uğradığı bir dönem yaşamıştı. Bir daha asla yaşamdan  zevk alamayacağını düşünürken, bu tabloyu küçük bir antika dükkanında görmüş ve sadece birkaç dolara satın almıştı. O resme her baktığında artık şöyle diyordu . ‘’ Sular her zaman yeniden yükselir.’’(1)

   Her insan yaşamın içinde iniş ve çıkışlar yaşar. Önemli olan, bu inişlerde sabrı kuşanıp içindeki enerjiyi koruyabilmek ve umudu elden bırakmamaktır. Sezai Karakoç  bu durumu , sürgün ülkeden başkentler başkentine adlı şirinde  ne güzel ifade eder; ‘’ Gün batsa ne olur geceyi onaran bir mimar vardır. Yanmışsam külümden yapılan bir hisar vardır. Yenilgi  yenilgi büyüyen bir zafer vardır ..’’O halde siz de  zümrüdü anka kuşu hatırlayın. Küllerinizden yeniden doğmak için , yandığınız zaman sakın tükendim deyip vazgeçmeyin. Yoksa doğumunuz gecikir  !

Bu yazı toplam 429 defa okunmuştur.
Önceki ve Sonraki Yazılar

YAZIYA YORUM KAT

MyMemur Haber Sitemiz 5651 sayılı "internet Ortamında Yapılan Yayınların Düzenlenmesi ve Bu Yayınlar Yoluyla işlenen Suçlarla Mücadele Edilmesi Hakkında" Kanunun 2/f maddesi uyarınca 'içerik Sağlayıcıdır'. Tüm üyeler yaptıkları yorumlardan şahsen kendileri sorumlu olup, talep halinde sitemiz kaynaklarında olan, gerekli iletişim bilgileri Adli ve İdari Makamlara sunulacaktır. UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren yorumlar onaylanmaz.