1. YAZARLAR

  2. Aydın UZKAN

  3. ZİHİN KONTROL OPERASYONLARI
Aydın UZKAN

Aydın UZKAN

Eğitimci - Şair
Yazarın Tüm Yazıları >

ZİHİN KONTROL OPERASYONLARI

A+A-

      ZİHİN KONTROL OPERASYONLARI

  Geçmişte ve günümüzde bir çok istihbarat  servisinin  ana hedefi insan davranışlarının kontrolü ve yönlendirilmesi olmuştur. Bu iş zihin kontrol mekanizmaları ile gerçekleştirilmiş ve birçok baskıcı rejimde bu mekanizma hala kullanılmaktadır. Geçmişteki kontrol mekanizmalara göre şimdilerde  ne tür ilerlemeler kaydedilip hangi yöntemlerin kullanılmaya başladığı kesin olarak bilinemese de,  1970’lerden beri kullanılan yöntemlerin  ve gizli projelerle örtülen kirli gerçeklerin daha da gelişip  çeşitlendiğini söylemek mümkündür.

 

   İkinci dünya savaşının bitimiyle başlayan batılı müttefiklerin Doğu bloku ülkeleri başta olmak  üzere  Sovyetler  Birliğini yeni düşman olarak tanınmaları soğuk savaş dönemini başlatmıştı. Gelinen noktada soğuk savaş, sıcak savaş kadar acı verecek sonuçlara sebep oldu. Canlı insanlar insanlık(!) namına, soğuk savaş tekniklerini geliştirmek adına zihin kontrollerinde kobay olarak kullanıldı. ‘’Nuremberg Mahkemeleri, Nazi Almanyası’nın Yahudi toplama kamplarında tutulan Yahudiler kadar diğer ülkelere ait savaş esirlerini de çeşitli zihin kontrollerinde kobay olarak kullandığını ortaya çıkarmıştı. Mahkemelerin sonucunda yirmi üç Alman doktor suçlu bulundu ve bu tür deneylerde insanların kobay olarak kullanılmamasını hükme bağladı ‘(1)

 

 Hangi bayrağın altında yaşıyor olursa olsun,  hiçbir insan bilinci suistimal edilemez. Böyle bir işkenceye tabi tutulamaz. Bilincin katlini ve iğfalini hiçbir şey telafi edemez. Dünya Af örgütünün 1992 yılında yayınladığı rapora göre de ‘’insanın zihni yetilerini bozmayı, değiştirmeyi ya da yok etmeyi hedefleyen sorgulama prosedürü ahlâki suçtur ‘’ denilmiş, fiziksel işkenceler kadar hatta ondan daha ağır bir insanlık suçudur görüşü kabul edilmiştir. Buna rağmen maalesef ki insanlar hala ‘’öldürücü olmayan silah’’ dediğimiz bu tür şeylere maruz  kalmaktadır. İnsanları ve kitleleri kendi iradeleri dışında ikna ve telkin etmek için elektromanyetik dalgalar, beyin yıkama seansları ve kimyasallar kullanılmaktadır.

 

 Zihin kontrol operasyonları  bir hokus pokus olayı değildir. Bununla yapılan bir tür tasarım yerleştirmesidir. Bununla kişilerin ve kitlelerin, belirli tür eylemlere yönlendirilmeleri sağlanır. İnternet gibi, bir ağ sistemi gibi hareket eden ayna nöronların varlığı bu tür operasyonlara kapı aralamaktadır.

 

  Beyin kontrolü  dediğimiz  mekanizmalar bilim kurguda sıklıkla kullanılan bir kavram olmasına rağmen, tartışmalıdır da. Beynin biyoelektrikle çalıştığını ve her şeyin biyomanyetik alanı olduğunu kabul eder. Öyle ki elektromanyetizma ile kişiye yoğun bir şekilde dalga gönderip gerginleşmesi ve  başının ağrıması sağlanabilir. Bunlardan daha kuvvetli yöntemlerde var ve  bunların uzaktan kontrol aracılığıyla insanlarda  psikolojik sapmalar yaptırması olasıdır. Zaten elektromanyetik saldırı denilen olayda, havada yayınım yapan elektromanyetik enerjinin belirli bir hedefe yöneltilmesidir. Bu tür insan davranışını etkilemeye yönelik sistemler üzerinde çalışmalar yapıldığına dair bilimsel yayınlar  da mevcuttur .

 

Geçmiş yıllarda ASELSAN’daki mühendislerin ölümü spekülasyonlara yol açmıştı. Spekülasyonlar daha da çoğalınca Başbakanlık Teftiş Kurulu müfettişleri 2013 yılında bir rapor hazırlayıp mühendislerin elektromanyetik dalgalarla (zihin kontrolü yöntemiyle) intihara sürüklenmiş olabileceği ihtimalinin  gözardı edilmemesi istenmişti. Hatta müfettişler bu ihtimal üzerine konuyla ilgili olarak Prof. Dr. Nevzat Tarhan’dan bilimsel görüş bile almışlardı.

 

  Bu alanda çok kullanılan Mançurya Kobayı denilen bir ifade vardır. Bunlar çeşitli zihin kontrol operasyonlarının etkisiyle başkalarının istediği bazı eylemleri yapanlara verilen isimdir. Bu ifade Kore savaşından ve  Mançurya’dan gelmektedir. Kore savaşı sırasında Amerikalı askerlere Çinliler tarafından bir dizi zihin kontrol operasyonlarının yapıldığı bilinmektedir. Günümüzde hala despot rejimlerin , istihbarat örgütlerinin ve bazı  illegal yapılanmaların  ideal bir Mançurya Kobayı oluşturma  arayışı sürmektedir. Bu alanda  klinik Psikoloji, psikaytri, nöroformakoloji, elektrofizyoloji ve parapsikoloji  hedefe ulaşmak için kullanılmaktadır.

 

  Zamanın CIA direktörü Allen Dulles, Princeton Üniversitesi’nde 1953’te şöyle bir konuşma yapmıştır: “Hedef ‘insan zihnindeki savaşı’ da kazanmaktır. Bu savaşın ilk cephesi propaganda, depolitizasyon ve sansür ile kitlesel sindirmeyi sağlamaktır. İkinci cephe ise bireyin beyninde kazanılacaktır; hedef beyin yıkama, zihin kontrolü, ideolojiyi değiştirme ve gerektiğinde birçok Mançurya Kobayı (Manchurian Candidate) yaratabilmektir!” (2)

 

  Boğaziçi Üniversitesi Elektromanyetik bölümü Öğretim Görevlisi Prof. Dr Selim şeker; ‘ İnsan beynindeki noktalar arasında öyle yerler var ki, bunların uyarılması durumunda kişi, adam bile öldürebilir. Yine aynı yöntemle kişiye uzak bir mesafeden kalp krizi geçirtilebilir’’ diyor. Bir iddiaya göre 5.000 insanımızı kaybettiğimiz, insanın ideolojisi uğruna annesini, kardeşini veya en yakınını öldürmekten çekinmediği sağ-sol çatışmasının arkasında beyin kontrol silahı olduğu ileri sürülüyor. Çip ve beyne sokulmuş elektrotlara ihtiyaç insan beyninin kontrol altına alınması anlamına gelen beyin kontrol silahı, uzmanlara göre verilen telkinlerle istenildiğinde insanı terörist haline sokabiliyor. İnsana, ruhsal ve bedensel acı yaşatabilen bu sistemin 1980 öncesi Türkiye üzerinde kullanıldığı iddiası ise dehşet verici .(3) En yakınımızdaki ülke Bulgaristan dahi ,1965 yılında başkanlığını Prof. Dr. Lozanov ‘ın yaptığı 70 kişilik bir kadroyla "Telkinbilim ve Parapsikoloji" kurumu kurdu. Kurumda Zihin kontrolünü de içeren çalışmalar yapılmaktadır.

 

  Bu gerçeklere rağmen kimilerinin görmediğim şeye inanmam(!) gerekçesi ile reddettiği yada ilgilenmediği beyin kontrolleri  hayatın bir çok alanında uygulanabilmektedir. Elbette ki zihin,  nefis yada ruh gibi fiziksel olmayan şeylerin varlığını kabul etmeyenlerin bunu da kabul etmemeleri doğaldır. Onlar kabul etmeye dursun,   1955 yılından başlayarak bu tekniklerin harp sahasında kullanılması ve geliştirilmesi için Amerikan Araştırma Enstitüsü (AIR) çalışmalara başlamıştı bile. Üstelik çalışmalarını Aralık 1965 yılında psikolojik harpte kullanılmak üzere Psikolojik Fenomenler adı altında yayınlandı. 

 

  İnsan davranışını kontrol etmek isteyenler hayvan deneylerinde bunu gerçekleştirmişlerdir. FM radyo kanalı ile sinyaller alabilen ve nakledebilen minyatür elektrotlar hayvan kafasına yerleştiriliyor. Maymunda cinsel saldırganlık, boğada aniden durma komutu verme deneyleri başarılı oldu. Yunus balıkları yönetilebildi. ‘’…1968’de Moskovalı medyum Mikhailova, bir akvaryum içinde yumurtanın sarısını beyazından ayırmış ve daha sonra tekrar birleştirmiş, bunu kameraya alan bilim adamları herhangi bir hile bulamamışlardı. Mikhailova başka bir deneyde kurbağaların kalp atışlarını kontrol etmişti.’’(4) ABD’de beynin elektronik uyarılması zihinsel özürlülerde ve eşcinsellerde araştırılmıştır. James Olds isimli araştırmacı beynin hipotalamuş bölgesine elektronik implant yerleştirerek eşcinselleri kontrol etmeyi başardı. Hastalarda korku, heyecan, halüsinasyon oluşturarak davranışlarını ödüllendirdi veya cezalandırdı. Zihinsel özürlülere de benzer deneyler yapıldı. Bu çalışmalar çok tartışıldı. Bilimin iyiliği değil hastanın iyiliği ön planda tutulması etik kuralına göre çalışmalar durduruldu. FM radyo kanalında sinyaller alabilen ve nakledebilen bu uzaktan beyin elektronik uyarılması ateşli tartışmalara konu oldu. Hatta Fransa’da her doğan çocuğa kimliğini belirtir elektronik parça yerleştirerek ömür boyu nerede olup olmadığını izleyebiliriz tezi bile ortaya atıldı. İnsanın robot gibi tuşlarla kontrol edilmesi çok tehlikeli bir gelişmeydi. Elektronik implantı (Stimoreceiver) bulan Dr. Delgado beynin amigdal ve hipokampus gibi alanlarını canlandırarak neşe, tuhaf duygu ve renkli görüntü gözlemlediğini kayıt ederek, kitabında açıkladı. Radyohipnotik  beyinlerarası kontrol projesi elektronik hipnoz yapmayı amaçlamaktadır. Bu projede kişiye istemediği şeyler yaptırmak mümkün hale gelecektir. Tuşlarla kontrol edilen insana ne yaptırılmaz ki! (5)

 

 Esasında zihin kontrol operasyonlarında araç olmaması esastır . Buna karşın geçmişte bazı despot rejimlerin yaptığı insanlık dışı deneylerde  kobay olarak kullanan insanlarda çipler, ilaçlar ve kimyasallarla zihin kontrollerinin gücü arttırılmaya çalışılmıştır. Bu tür bilinen  önemli psikolojik operasyon örneklerinden biri  Hasan Sabbah’tır. Haşhaşi tarikatı diye isimlendirilen bu yapılanmadakiler kullanacakları eroin ile cennete gideceklerine inandırılmış ve daha ölmeden(!) cennet kendilerine gösterilmiştir. Bu insanlar liderlerine kayıtsız şartsız itaat ederek  gerçekleştirecekleri intihar saldırıları ile cennete gideceklerini sanmışlardır.

 

 Günümüzde en çok duyulan terimlerden biri olan Telegram ise, zihin kontrol operasyonlarının genel ismidir. Beynin belirlenmiş noktalarına uyarılar verilip davranış değişikliği oluşturma prensibine dayanır. Telegrama maruz kaldığını düşünen mağdur insanların sayısı bir hayli fazladır. MOSSAD, NASA ve CIA bu konularda detaylı çalışmalar yapmaktadırlar. Diğer bir zihin kontrol operasyonu ise, uygulanması vahim sonuçlara yol açmış Monarch Programlamadır. Bu daha çok gizli amaçlara yönelik olarak bir çok kurumun  uyguladığı zihin kontrol yöntemidir. Bu proje 1950 lerde  CIA tarafından MK ULTRA ismi adı altında geliştirilmiştir. Asıl amaç, perde gerisindeki kişinin yönetmesiyle  istenilen bir eylemi gerçekleştirmek için tetiklenebilir köle  oluşturmaktır.

 

 Zihni yönetmek kadar  köreltmeye çalışmakta bu psikolojik operasyonların bir parçasıdır. İnsanda üçüncü göz dedikleri  epifiz bezi vardır. Genellikle kozalak şeklinde resmedilir. Dionysos ve Osiris gibi birçok dini simgede ve papanın asasında kozalak vardır. Robotlaştırma sürecinde de kullanılan sodyum Floridin  beyni bilgi ağacı olarak adlandırılan  bu epifizin erken kireçlenmesinde kullanıldığı söylenmektedir. Bu maddenin bazı işlenmiş gıdalar yanında bazı  kolalarda   bulunması ve bu kolaların formüllerindeki şaibelerde  asla  tesadüfi değildir.

 

  Fertlerin ve toplumların davranışlarını uzaktan kontrol altına almak üzere yapılan bu çalışmaların amacı, bilinçleri etkileyerek  onları yönlendirmek, sorgulamayan ve düşünmeyen insan robotlar haline gelmelerini sağlamaktır. Kimileri bunların  bir safsata olduğunu iddia etse de günümüzde mahkemelerde sanıkların, cezaevlerinde mahkumların ve toplumu yönlendirmeden güçlü liderlerin bu tür psikolojik operasyonlara muhatap olması  an meselesidir. Bu sebeple insanların düşünme yetilerini ve akıl sağlığını etkileyen olumsuz faktörler çok iyi araştırılmalı ve acilen önlemler alınmalıdır. Sorgulamadan ve karşılaştırma yapmadan sunulan bilgileri  öylece kabullenip , ta baştan beynin kontrolünü başkalarına teslim edilmemelidir. Benden söylemesi !

 

  1.  1.Beyin Kontrolü / Dr. Armen Victorian ,s.75
  2.   2.ismailhakkialtuntas.com
  3.  3.  www.gizliilimler.tr.gg /  Önsel Önal
  4.  4. www.aksam.com.tr / Kaan Kavuşan / 23 Haziran 201
  5.  5. www.nevzattarhan.com
Bu yazı toplam 2011 defa okunmuştur.
Önceki ve Sonraki Yazılar

YAZIYA YORUM KAT

MyMemur Haber Sitemiz 5651 sayılı "internet Ortamında Yapılan Yayınların Düzenlenmesi ve Bu Yayınlar Yoluyla işlenen Suçlarla Mücadele Edilmesi Hakkında" Kanunun 2/f maddesi uyarınca 'içerik Sağlayıcıdır'. Tüm üyeler yaptıkları yorumlardan şahsen kendileri sorumlu olup, talep halinde sitemiz kaynaklarında olan, gerekli iletişim bilgileri Adli ve İdari Makamlara sunulacaktır. UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren yorumlar onaylanmaz.