1 Aralık Dünya AIDS Günü

Prof. Dr. Fehmi Tabak:- "Günümüzde her yıl yaklaşık 2 milyona yakın kișiye virüs bulașmakta ve yılda 1 milyona yakın kișinin ölümüne neden olmaktadır. Halen 38 milyon kișinin HIV ile enfekte olduğu tahmin edilmektedir."

73785
Abone Ol

Bu Yazıyı Paylaş

veya linki kopyala

İstanbul Üniversitesi-Cerrahpașa Cerrahpașa Tıp Fakültesi Enfeksiyon Hastalıkları ve Klinik Mikrobiyoloji Anabilim Dalı Bașkanı ve HIV Enfeksiyonu Derneği Bașkanı Prof. Dr. Fehmi Tabak, “Günümüzde her yıl yaklașık 2 milyona yakın kișiye virüs bulașmakta ve yılda 1 milyona yakın kișinin ölümüne neden olmaktadır. Halen 38 milyon kișinin HIV ile enfekte olduğu tahmin edilmektedir.” dedi.

“1 Aralık Dünya AIDS Günü” dolayısıyla İstanbul Üniversitesi-Cerrahpașa Cerrahpașa Tıp Fakültesinden yapılan açıklamada görüşlerine yer verilen Prof. Dr. Fehmi Tabak, AIDS ve HIV konusunda eksik ve yanlıș bilgi sahibi olunduğunu belirterek, şunları ifade etti:

“HIV, ‘İnsan İmmün Yetmezlik Virüsü’ anlamına gelen bir virüstür. Bir kiși bu virüsle enfekte olduğunda, o kiși ‘HIV pozitif’ olur. HIV bulaștığı zaman virüs bağıșıklık sisteminin organizatörü ve planlayıcısı olan CD4 lenfositleri adı verilen beyaz kan hücrelerine yerleșir ve çoğalmaya bașlar. Zamanla bu hücrelerin sayısı kanda azalmaya bașlar, bu azalma kritik bir sayıya indiğinde enfeksiyonlara ve bazı kanser türlerine karșı bağıșıklık sistemimizin koruma fonksiyonu zayıflar. Sonuçta normal insanda hastalık yapması zor olan mikroorganizmalar, bu kișilerde çok kolay hastalıklara yol açabilir. CD4 sayısı 200’ün altına düștüğünde, kișinin bağıșıklık sistemi ciddi șekilde zayıflar ve fırsatçı enfeksiyonlar ve kanserler kolayca gelișebilir. Bu așamadan sonra kiși, AIDS tanısı alır. AIDS ‘Edinilmiș Bağıșıklık Yetmezliği Sendromu’ anlamına gelir.”.

“Her iki terim aynı hastalığı tanımladığından kafa karıștırıcı olabilir.” ifadelerini kullanan Tabak, AIDS’in, HIV’nün neden olduğu hastalığın ilerlemiș hali olarak da tanımlanabildiğini belirtti.

İlk hastalık ortaya çıktığı 1980 yılından bugüne kadar 39 yıl geçtiğini aktaran Prof. Dr. Tabak, şunları kaydetti:

“Bu süre içerisinde tüm dünyada yaklașık 78 milyon kișiyi hastalandırdığı ve bunların 38 milyonunun ölümüne neden olduğu bir gerçektir. Günümüzde her yıl yaklașık 2 milyona yakın kișiye virüs bulașmakta ve yılda 1 milyona yakın kișinin ölümüne neden olmaktadır. Halen 38 milyon kișinin HIV ile enfekte olduğu tahmin edilmektedir. Diğer yanda 7 milyon kișinin de hastalığından haber olmadan yașadığı, hastalığının ilerlediği ve bulaștırmaya devam ettiği de bir gerçektir. Yaklașık 2 milyonu 14 yașın altındadır. Ülkemizde ilk vaka bildiriminin yapıldığı 1985 yılından beri yaklașık 26 bin kiși hastalığa yakalanmıștır. Gerçek rakam bu sayının çok üstündedir. Ülkemiz yeni tanı sayısının giderek arttığı ülkelerden biridir. Son yıllarda her yıl ortalama 3 bin – 5 bin kișiye tanı koyulmaktadır.”

Virüsün Bulaşma Yolları

HIV tanısı nasıl konulduğuyla ilgili bilgi veren Tabak, HIV tanısı için herhangi bir laboratuvarda test yaptırmak gerektiğine değindi. Hastalığın özellikle cinsel yolla bulaştığına dikkati çeken Tabak, “Kan (adet kanı dahil) ve kan ürünleri, semen ve seminal sıvı, vajinal salgılar, anne sütü, aynı enjektörün paylașılması, dövme ve piercing, kaza ile enjektör iğnesinin ele batması (HIV pozitif kișinin), kan nakli, anneden bebeğe (doğum öncesi, doğum sırasında, doğum sonrası) ve organ nakli (organ verici HIV pozitif ise) sıklıkla karșılașılan diğer bulașma yollarıdır.” ifadelerini kullandı.

– HIV tedavi edilebilir bir hastalık mıdır?

HIV/AIDS artık tedavi edilebilir bir hastalık olduğunu dile getiren Prof. Dr. Tabak, şu açıklamada bulundu:

“Çok rahatlıkla söyleyebiliriz ki HIV/AIDS artık tedavi edilebilir bir hastalıktır. Kısaca artık ‘Kronik bir hastalıktır.’ Yaklașık 20 yıl önce bașlayan 2-3 ilacın birlikte kullanıldığı tedaviler ile hastalık kontrol altına alınmaya bașlanmıștır. Bu gelișmelerin sonucunda artık hastalarımızı yan etkileri olmayan, günde 1 veya 2 tablet kullanarak tedavi etmekteyiz. 2019 yılında tüm dünyada tanı konulanların yüzde 67’si tedaviye erișmektedir. Bu tedaviler ile hastalık kontrol edilebilir bir noktaya gelmiș olup, yașam süresi kendi yaș grubundakiler kadardır.”

Bu Yazıya Tepki Ver

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Giriş Yap

Giriş Yap

My Memur ayrıcalıklarından yararlanmak için hemen giriş yapın veya hesap oluşturun, üstelik tamamen ücretsiz!