1. HABERLER

  2. GÜNCEL

  3. Bir Yıldan Az Çalışanlara Kıdem Tazminatı TBMM Gündeminde
Bir Yıldan Az Çalışanlara Kıdem Tazminatı TBMM Gündeminde

Bir Yıldan Az Çalışanlara Kıdem Tazminatı TBMM Gündeminde

TBMM’ye yeni kanun teklifi verildi. Teklif ile 1 yıldan az süre çalışanlara da kıdem tazminatı hedefleniyor. Kanun teklifinin tam detayları ve gerekçeleri için tıklayınız.

A+A-

25 Ağustos 1971 Tarihli 1475 Sayılı İş Kanununda ve Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılması Hakkında Kanun Teklifi Türkiye Büyük Millet Meclisi TBMM Plan ve Bütçe Komisyonuna sunuldu. Kanun teklifi ile 1 yıldan az çalışanlara da kıdem tazminatı ve diğer hakların sağlanması hedefleniyor. Kanun teklifinin gerekçelerini ve tüm detayları My Memur olarak hazırladık.

Teklif ile; işçilerin bir yıldan kısa süreli çalışmalar için de kıdem tazminatı hakkı elde edebilmesinin sağlanması; kıdem tazminatı ödemeyen işveren açısından yaptırım unsuru olarak idari para cezasının getirilmesi; kıdem tazminatı ve sair işçi alacaklarının, kamu alacaklarının ve rehinli alacakların önüne geçirilmesi ve kıdem tazminatı fonu kurulmasını öngören hükmün yürürlükten kaldırılması öngörülmektedir.

Kıdem tazminatı çalışma yaşamı literatürüne dünya ilk kez 1896 yılında Almanya'da işten ayrılma tazminatı olarak girmiştir. Ardından 1929 Ekonomik buhranı ve ardından gelişen sosyal devlet anlayışı ile birlikte kıdem tazminatı hakkı birçok ülkede uygulanmaya başlanmıştır. Ülkemiz de de "kıdem tazminatı" hakkı çalışanlar adına 83 yıllık bir tarihe sahiptir. Ülkemizde kıdem tazminatı uygulamasına, dünyadaki uygulamalara paralel olarak 1930'lu yıllarda gelişim göstermiş, ülkemizde işçilere tanınan bir hak olarak ortaya çıkmıştır.

Ülkemizde ilk olarak 1936 yılında çıkarılan 3008 sayılı Kanun ile kıdem tazminatı bir hak olarak düzenlenmiştir.l936;dan bugüne dek kıdem hakkı işçiler adına gelişerek devam etmiştir. Hali hazırda mevcut Kıdem tazminatı hakkı 1971 yılında çıkarılan 1475 sayılı İş Kanunu'nun 14. maddesine dayanmaktadır. Bu Kanun 2003 yılına kadar yürürlükte, kalmıştır. 2003 yılında çıkarılan 4857 sayılı yeni İş Kanunu'nda da sadece 1475 sayılı İş Kanunu'nun kıdem tazminatını düzenleyen 14. Maddesi korunmuştur.

Mevcut düzenlemeye göre işçilerin kıdem tazminatı hakkından yararlanmaları; İşçinin belirli bir işyerinde en az bir yıl süre ile çalışması koşuluna bağlanmıştır. Ayrıca işçilerin kıdem tazminatı hakkına sahip olabilmesi için İşveren tarafından 4857 sayılı Kanunun 25 inci maddesinin li numaralı bendinde gösterilen sebepler dışında iş sözleşmesine son verilmesi ve İşçi tarafından 4857 sayılı Kanunun 24 üncü maddesinde sayılan sebeplerle işinden ayrılması gerekmektedir. Mevcut yasal mevzuata göre bu koşulu sağlayan işçilere her tam yıl en az 30 günlük giydirilmiş (brüt) ücret tutarında ödeme yapılmaktadır.

Kıdem tazminatının daha öncesinde birçok kez fona devredilmesi girişimi olsa da, fona devredilmesine yönelik ilk yasal adımlar 2003 yılında çıkartılan 4857 sayılı İş Kanunu'nun geçici 6. maddesi ile atılmıştır. Geçici 6. maddede kıdem tazminatı için bir fon kurulacağı ve fon kuruluncaya kadar 1475/14. maddenin geçerli olacağı belirtilmiş olmasına rağmen konu ile ilgili bugüne kadar herhangi bir çalışma yapılmamıştır.

Türkiye'de işçilerin yüzde 90'ını kıdem tazminatı hakkından yararlanamamaktadır. İktidar işçilerin bu haktan yararlanamamasının sebebi olarak kıdem tazminatının fona devredilmemesi gerekçe göstermektedir. Lâkin iktidarın bu açıklaması gerçeği yansıtmaktan uzaktır. Kıdem tazminatının fona devredilmesi ile kıdem tazminatı gün sayısını yarı yarıya düşürecek ve bu şekilde kıdem tazminatında hak edilen ücrette yarı yarıya düşecektir.

Kıdem Tazminatının fona devri ile tıpkı işsizlik sigorta fonunun amaç dışı kullanılması gibi, kıdem tazminatı fonunun da amaç dışı kullanılmasını beraberinde getirecektir. Kıdem tazminatı ayrıca İşçileri çalışma yaşamında korumaya dönük caydırıcı bir etki taşımaktadır. Kıdem hakkının olası bir değişiklik ile ortadan kaldırılması ile işçilerin iş güvencesi elinden alı işten çıkartılmaları kolaylaşacaktır. Kıdem tazminatının fona devri, işçilerin e geleceğinin sorgusuz ve sualsiz bir şekilde yağmalanmasının da önünü açacaktır.

Kıdem tazminatı hakkı farklı hak ediş biçimleri gösterse de hemen hemen dünyanın birçok yerinde uygulanmaktadır.

Dünya Genelinde zorunlu kıdem tazminatı uygulaması olan ülke sayısı 152'dir. Ayrıca birçok Avrupa ülkesinde kıdem tazminatı hakkı işçiler lehine bireysel ve toplu iş sözleşmeleri ile garanti altına alınmıştır. Türkiye sendika hakları noktasında ne yazık ki OECD ülkeleri arasında en kötü ülkeler kategorisinde ilk sıralarda yer almaktadır. Türkiye'de resmi rakamlara göre çalışan işçilerin yüzde 14'ü sendika üyesi iken toplu iş sözleşmesi kapsamında yararlanan işçilerin oranı ise sadece yüzde 7 civarındadır. Türkiye'de sendikal haklara yönelik ihlallerin devam etmesi de işçilerin kıdem haklarından yeteri derecede yararlanmasının önünde engel teşkil etmektedir.

Ülkemiz de kıdem tazminatı hakkı çalışma yaşamında yer alan tüm işçilerin erişebileceği bir yapıya büründürülmelidir. Kıdem tazminatı hakkının tüm işçilerin yararlanabilmesi için iktidarın bahsettiği fon uygulamasından ziyade mevcut kıdem tazminatı hakkından yararlanabilme koşullarının yeniden ele alınması gerekmektedir. Bu amaçla kıdem tazminatı hakkından yararlanma koşulu olan en az 1 yıllık çalışma şartının 1 yıldan daha az olan çalışma sürelerini de kapsaması gerekmektedir. Ayrıca işçilerin elinde olmayan sebeplerden kaynaklı gelişebilecek koşullarında göz önünde bulundurulması ile işçinin kıdem tazminatını hak ediş koşulları genişletilebilir. Bu şekilde! ülkemiz de işçilerin büyük bir bölümü kıdem tazminatı fonu uygulamasına gerek kalmadan da kıdem tazminatı hakkından yararlanabilir.

Sunulan teklifte;

-2003 yılında 4857 sayılı iş kanununun geçici 6. Maddesine göre kurulması ön görülen kıdem tazminatı fonu maddesinin iptali

-Kıdem tazminatı hakkını elde edebilmek için en az 1 yıl çalışma koşulunun, 1 yıldan kısa süreli çalışmalarda da işçilerin hak edebilmesi

-Kıdem tazminatı ödemeyen işveren açısından yaptırım unsuru olarak idari para cezasının getirilmesi,

Kıdem tazminatı ve sair işçi alacaklarının kamu alacaklarının ve rehinli alacakların önüne geçirilmesi,

- 1475 sayılı iş kanununun 14. Maddesin de belirtilen kıdem tazminatı hakediş koşullarına işçiden kaynaklanmayan mücbir sebeplerle iş sözleşmesini sona erdirmek zorunda kalan ve mücbir sebebi belgeleyen işçiye de bu madde hükümleri uyarınca kıdem tazminatı ödenmesini hükme bağlayan düzenlemeler getirilmiştir. 

25/8/1971 TARİHLİ 1475 SAYILI İŞ KANUNUNDA VE BAZI KANUNLARDA DEĞİŞİKLİK YAPILMASI HAKKINDA KANUN TEKLİFİ

MADDE 1-1475 Sayılı İş Kanunun 14. Maddesinin 5. Fıkrasına aşağıdaki bent eklenmiştir.

"Hizmet akdi bir yıldan kısa bir süre içinde sona eren deneme süresini tamamlamış işçiye çalıştığı süre ile orantılı olarak kıdem tazminatı ödenir."

MADDE 2“ 1475 Sayılı İş Kanunun 14. maddesine aşağıdaki fıkra eklenmiştir.

"Eşinin tayini ya da görev yeri değişikliği nedeniyle işçinin başka bir şehre taşınmak zorunda kalması; işçinin kamu personeli olmaya hak kazanması, işçinin eşinin, çocuğunun, kardeşinin, anne veya babasının sağlık problemlerinden kaynaklanan tedavi ve bakım ihtiyacı gibi işçiden kaynaklanmayan mücbir sebeplerle iş sözleşmesini sona erdirmek zorunda kalan ve mücbir sebebi belgeleyen işçiye de bu madde hükümleri uyarınca kıdem tazminatı ödenir."

MADDE 3- 2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu'na aşağıdaki madde eklenmiştir.

"Madde 100/A - Rehin alacaklar ile kamu alacakları da dahil olmak üzere sırası ne olursa olsun kıdem tazminatı başta olmak üzere işçi alacakları öncelikli olarak ödenir."

MADDE 4- 4857 sayılı İş Kanunu'na başlığıyla birlikte aşağıdaki madde eklenmiştir.

"Kıdem Tazminatı İle İlgili Hükümlere Aykırılık

"Madde 103/A - 1475 sayılı İş Kanunu'nun 14 üncü maddesi gereğince kıdem tazminatı ödeme yükümlülüğünü yerine getirmeyen işverene, bu hakkı ihlal edilen her işçi için ihlal edildiği andan itibaren her gün için asgari ücretin yüzde üçü oranında idari para cezası verilir."

MADDE 5- 4857 Sayılı İş Kanunu'nun Geçici 6. maddesi yürürlükten kaldırılmıştır

MADDE 6-Bu Kanun yayımı tarihinde yürürlüğe girer.

MADDE 7- Bu Kanun hükümlerini Cumhurbaşkanı yürütür.

pdf.jpg

İlgili Haberler

HABERE YORUM KAT

MyMemur Haber Sitemiz 5651 sayılı "internet Ortamında Yapılan Yayınların Düzenlenmesi ve Bu Yayınlar Yoluyla işlenen Suçlarla Mücadele Edilmesi Hakkında" Kanunun 2/f maddesi uyarınca 'içerik Sağlayıcıdır'. Tüm üyeler yaptıkları yorumlardan şahsen kendileri sorumlu olup, talep halinde sitemiz kaynaklarında olan, gerekli iletişim bilgileri Adli ve İdari Makamlara sunulacaktır. UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren yorumlar onaylanmaz.
Önceki ve Sonraki Haberler