1. HABERLER

  2. EĞİTİM

  3. Biyologların Teknik Hizmetler Sınıfına Geçmesinin Haklı Gerekçesi
Biyologların Teknik Hizmetler Sınıfına Geçmesinin Haklı Gerekçesi

Biyologların Teknik Hizmetler Sınıfına Geçmesinin Haklı Gerekçesi

Biyologların Teknik Hizmetler Sınıfına Geçme Raporu kapsamında fen bilimleri ve teknik bilimler lisansiyeri sayılmak istenme sebepleri ve tüm detaylar My Memur haberde.

A+A-

Birçok sendika tarafından Biyologların teknik hizmetler sınıfına geçirilmesi, fen bilimleri ve teknik bilimler lisansiyeri sayılmaları için YÖK'e başvuru yapılmıştı. Biyologlar neden teknik hizmetler sınıfına geçirilmesi konusunda ise "My Memur" olarak bu haberimizde haklı gerekçesini “Biyologların Teknik Hizmetler Sınıfına Geçme Raporu”nu ele alarak yayımlıyoruz. İşte tüm detaylarıyla rapor ve teknik hizmetler sınıfına geçmesi gerekliliği.

Biyologlar 1985 öncesi Teknik Hizmetler Sınıfında çalışmıştır. 1985 den sonraki dönemde ise biyologların çalışma alanları ile mevzuatça desteklenen yetki ve sorumlulukların daha iyi olacağı, Sağlık Bakanlığında çalışan biyologların mali ve özlük haklarının iyileştirileceği düşüncesi ile o dönemdeki derneklerin çalışması ile Sağlık Hizmetleri Sınıfına geçirilmiştir. Hesaba katılmayan ve dikkat edilmeyen durum ise biyologların özünde teknik bir kadro olduğu ve biyoloji biliminin Fen Bilimleri Teknik Bilimler Lisansiyeri olduğudur. Biyologların akademik eğitimlerinin ve okul tipi niteliğinin ilerde sorun yaşatacağı düşünülmemiştir. Biyologlar, Sınıf değişikliği sonucu günümüze kadar sağlık sınıfı olarak çalışmaya devam etmiştir. Lakin 2000 yıllardan sonra Sağlık Sınıfının dezavantajlı olduğu çalışanlar arasında tartışılmaya başlanmıştır. Teknik kadroya geçmek için birçok girişim olmuş olsa da Sağlık Bakanlığında çalışan biyologların TUS, Tıbbı laboratuar, aferez, kan merkezleri vb diğer mevzuatlarda yer alması nedeni ile tekniker gibide çalışılmış olsa da genel hatları ile sağlık sınıfında kalınması öngörülmüştür. Dolayısı ile Uzmanlık yapan biyologların Sağlık Hizmetleri Sınıfında kalmak istemesi doğaldır.

1985 yıllarında teknik hizmetler sınıfında bulunan biyologlar, yan ödeme ve diğer bütün mali özlük ve sosyal haklarını teknik hizmetler sınıfına göre alırken nedenini bilemediğimiz bir şekilde kadro değişikliği ile kadroları sağlık hizmetleri sınıfına aktarılmıştır. Bütün kurumlarda teknik iş ve görev yapan biyologlar, mesleki sağlık eğitimi almamasına ve fen fakültesi teknik bilimler lisansiyeri olmasına rağmen sağlık hizmetleri sınıfına aktarılmıştır. Başta Sağlık Bakanlığı olmak üzere diğer kurumlardan ve sendikalarından kurumsal başvurular yapılmaktadır. Özümüz olan teknik hizmetler sınıfına geçmek için çalışılan kurumlara ve Yüksek Öğretim Kurumuna başvuru yapılmaktadır. Bu aşamada biyologların neden sağlık hizmetlerinde olmadığı konusunda açıklama yapacağım. Çünkü 1985 ten günümüze kadar 40 yıllık bir zaman diliminde biyologların Sağlıkla ilgili kanunlarda yer alamayışı ve Sağlık Bakanlığındaki var olan yönetmeliklerden çıkartılması ile Sağlık Hizmetleri Sınıfında olmaması gerektiğini bir kez daha ortaya çıkarmıştır.1985 kadro düzenlemesi ile teknik hizmetler sınıfında devam edilmiş olsaydı şu an Sağlık Bakanlığındaki biyologların konumu, yeri, görevi, çalışma alanları daha çok pekiştirilmiş olacağını düşünüyorum.

İyi bir planlama yapılmadan özü teknik bir alan ve unvan olan biyologların gelecek durumu iyi hesap edilmeden Sağlık Hizmetleri Sınıfına geçirilmiştir. Bu durumdan dolayı biyologlar Sağlıkçı gibi görünmeye başlanmıştır. Fen fakültesi biyoloji okuyanların ilk akıllarında Tus kazanırım uzman olurum, yâda laboratuarda çalışırım düşüncesi hâkim olmuştur.  Bu düşünce mevzuat değişiklikleri sonucu dahi giderilememiştir. Fen fakültesinden mezun lakin sağlıkçı düşüncesi hâkim olan yüzlerce biyolog yetişmiştir. Biyologlar onlarca temel alanını bırakıp sırf sağlık sisteminin bir parçası olmak istemişlerdir. Biyologların görev ve sorumluluklarını 1000 parça olarak düşünürsek aslında sağlık sistemi bu bin parçanın birisidir. Sırf sağlık sektöründe yer alabilmek için 999 parça görev ve sorumluluk ciddiye alınmamıştır. Bu nedenle sağlık dışındaki görev alanları unutulmaya yüz tutmuş, bir kısmını diğer meslekler görev addetmiştir. Bu nedenle Sağlık Bakanlığı harici diğer kurumlar ile özel sektörde varlık gösterememeye neden olmuştur.

Hastaneler biyologların çalışma alanlarının her seyi değil bir şeyidir. Biyologların görevlerini bin parça olarak düşünürsek hastaneler bu görevlerinden sadece birini işgal etmektedir. Sağlıkçı olurum düşüncesi hâkim olan biyolog adayları sadece sağlık sektörüne yönelince çevre, gıda, tarım, orman, biyoçeşitlilik, doğa koruma, yaban hayatı, çevrebilim, bioendüstri, bioturizm, denizcilik, bioteknoloji, kriminoloji, nanobiyoteknoloji, doğal kaynaklar, entomoloji, ornitoloji, etoloji, mikoloji, ihtiyoloji akreditasyon, kalite yönetim sistemi gibi bir çok bilimsel alan terk edilerek sadece sağlık sistemine yönelince bu alanlarda yeteri kadar hâkim biyolog yetişmedi ve bu alanlar diğer mesleklerin çalışma alanlarına katıldı.

Günümüzde biyologların ve biyoloji biliminin çalışma alanları bütün kamu kurum ve kuruluşlarını kapsamış ve hukuki olarak ta yetki ve görevleri belirlenmiştir.  Biyolog akademisyenler ve mesleki dernekler; biyologların Kamu Hastaneleri, İl Sağlık Müdürlükleri, Halk Sağlığı Laboratuarları ile Türkiye İlaç ve Tıbbi Cihaz kurumundaki çalışma alanlarını bilimsel teknik açıdan hiçbir sekil de sahadan gelen bilgilerle düzenlememiştir. Bu nedenle Sağlık Bakanlığında çalışan biyologlar 1985 den sonra sağlık hizmetleri sınıfı ile tekniker /teknisyen statüsünde çalışmaya terk edilmiştir. Derneklerin yapmış olduğu lobi çalışmaları sınıf değişikliği gerçekleşen biyologların Sağlık Bakanlığına yön veren Temel Kanunları olan  (1219 Sayılı Kanun, Temel Kanun, Teşkilat kanunu vb. kanunlar)ne girilememiştir. Kısmen yönetmeliklere girilerek insan sağlığını doğrudan ilgilendiren alanlardaki yönetmeliklere girilmiştir. TUS tan çıkarılmasının asıl nedeni kanunda yer almamasıdır. Tıbbi laboratuardan çıkarılması da keza benzer kanunlara bağlıdır. Bu kanunlara girilmediği için günümüzde çok rahat şekilde bu mevzuatlardan bir daha geri dönmemek üzere çıkarıldık. Ülkemizde Yüksek Öğretim Kurumu ile MEB koordinasyonunda belirlenen alanlarda Sağlık Meslek Lisesi, Sağlık Meslek Yüksek Okulu ve 4 yıllık Sağlık Yüksek Okullarından mezun olanların diplomaları İl Sağlık Müdürlükleri tarafından tescillenerek Sağlık Meslek Mensubu olduklarına dair karar verilmektedir. Artık sağlık alanı bu okulların mezunu olan sağlık meslek mensupları ile doldurulacaktır.  Bu yasalara bu saatten sonra girmek mümkün değildir. Çünkü binlerce bu alanlardan mezun teknikerler sağlık meslek mensubu olarak kabul edilmekte ve kamu ve özel sektör alanlarında çalışmak istemektedir. Biyologların zaten teknikerlerin görev alanını istemesi doğru değildir. Belki 1985 ten sonra tekniker okullarının sayıca az olması nedeni ile bu açık fen fakültesi biyologları ile kapatılmaya çalışılmış olabilir. Zaten biyologlar kamu hastanelerinde hiçbir zaman biyolog gibi çalışmamıştır. Yaklaşık 40 yıldır teknikerin yaptığı işleri yapmıştır. Artık tekniker /teknisyen işi yapma olayı son buldu. Bir daha teknisyen gibi çalışma olayı mümkün olmayacaktır.

Biyologlar sağlık eğitimi veren Sağlık Bilimleri Fakültelerinden mezun olmamıştır. Fen fakültesi biyoloji bölümünden mezun olmuştur. Sağlık meslek mensubu ile sağlıkçı kimliği yoktur. Biyologlar Fen bilimleri Teknik Bilimler lisansiyeridir. Temel bir bilim dalıdır. Temel uygulamaları, kanunları, yöntemleri, teknikleri olan canlı bilimidir. Sağlık sınıfında olan biyologlar 2000 den sonra bu gerçekler sonucu başta TUS olmak üzere Tıbbi laboratuar, Kan Merkezleri, Terapotik Aferez vb mevzuatlardan çıkarılmıştır.  Mevzuat değişikliklerine karşı açılan davalar Danıştay nezdinde kabul görmemiştir.  Hali hazırda şu an biyologların Sağlık Bakanlığında insan sağlığını doğrudan ilgilendiren alanlarda çalışması mümkün değildir. Burada su anlaşılmasın. Sağlık Bakanlığında biyolog çalışamaz anlamında değildir. Biyolog görev tanımı ve Halk Sağlığı Laboratuarları yönetmeliğine uygun tarzda teknik iş ve hizmet üreterek çalışabilmeliktedir.

Sağlık Bakanlığı, biyologlar aleyhine yapmış olduğu bu düzenlemeler ile esasen biyologların Temel Bilimlerin gereksinimine göre canlıları bilimsel yöntemlerle inceleyen ve bu yöntemler sonucu elde ettiği verileri sağlık, biyoteknoloji, doğal kaynak, nanobiyoteknoloji vb alanlarda teknik iş ve görevler ile yapmasını öngörmüştür.( Biyologların Sağlık alanı ile ilgili kısmıdır.) Hali hazırdaki 2014 yılında çıkan biyolog görev tanımı ile 9 Mart 2019 da çıkan HALK SAĞLIĞI HİZMETLERİNE YÖNELİK LABORATUVARLARIN ÇALIŞMA USUL VE ESASLARI HAKKINDA YÖNETMELİK’e göre biyologlar Kamu Hastaneleri, Halk Sağlığı Laboratuarları ile Türkiye İlaç ve Tıbbi Cihaz Kurumunda Sağlıkçı olarak değil Teknik Personel olarak tanımlanmıştır. Bu 3 birimden aslında hastanelerde tekniker statüsünde çalışma şekli huzursuzluk yaratmaktadır. Halk Sağlığı ile İlaç ve Tıbbı Cihaz kurumunda hastane işi olmadığı için tekniker yetkilerini yapma durumu yoktur.

Biyologlar Sağlık hizmetleri sınıfına geçiş tarihi olan 1985 yılından sonraki 40 yıl boyunca Sağlık sistemine tam anlamıyla entegre olamamıştır.  40 yıl boyunca sağlıkla ilgili hiçbir kanunda yer alamadığımız için bundan sonraki yıllarda ise sağlık mevzuatları olarak kazanım elde etmede çok ılımlı olmamak gerekir. Çünkü 40 yıllık serüvende gelinen nokta sudur. Sağlık işleri ile ilgili (doğrudan insan sağlığı) minicik kısımdaki mevzuatlarda yer alıyor .Keşke Teknik biyologlar olarak kalmış olsaydık sağlık hizmetleri sınıfına  göre bir adım daha önde olur muyduk.? Çalışma alanları ve istihdam alanlarımız daha fazla artar mıydı? 40 yıllık serüvende Fen Fakültesi mezunu olarak biyologların zihninde Sağlıkçı durumu zihinlere işlendi. Belki bu yazıyı okuyan meslektaşım da ne saçmalıyor diyecektir. Gerçekleri görmeden Sağlık Bakanlığını iş kapısı gibi görmekle ne iş olursa yaparım yöntemi kendimizi kandırmaya benzemektedir. Yakın bir zamanda minicik kısımda yer alan mevzuatlarda ki biyologlar, revize durumunda bu alanlardan da çıkarılacaktır. Biyologlar arasında dayanışmanın çok az olması (Binde bir biyologun meslek için mücadelesi), Biyolog akademik eğitimi, Biyolog akademisyenler; Mesleki derneklerin organizasyonel eksiklikleri, doktorların güçlü mesleki dayanışma kurumlarının olması, Sağlık okullarının lise, 2 yıllık ve 4 yıllık mezunlar vermesi ile Sağlık Meslek Mensubu kavramının ortaya çıkması, kişisel hırslar ve menfaatler, İdeal hizmet sınıfı durumunu kazanamaması, kanunlaşma sürelerinin çetrefilli ve çok zor sürecinin olması ile vb birçok etken nedeni ile biyologların Sağlık sistemindeki bu mevzuatlara girmesi mümkün gözükmüyor.

Biyologlar teknik sınıf ve unvan ile sağlıkta harikalar yaratabilir. Teknisyen, tekniker ve Teknik biyolog unvanları ile silsile ve görev ve sorumluluk farklılaşması ile her meslek kendi görev alanı ve akademik eğitim içeriğine göre çalışacağı için mükemmel bir uyum olacaktır. Sağlık alanında lise, önlisans teknik personel varken 4 yıllık teknik biyolog yoktur. Bu bir boşluktur. Bu alanı iyi değerlendirerek muhteşem bir kadro pozisyonu yakalayacağız. Görev tanımımıza akademik eğitimimize uygun başta laboratuarda yer alan teknik iş ve görevlerin eklenmesi, isg alanı, çevre alanı ve hastanenin diğer alanlarındaki akademik eğitimle uyumlu teknik işlerin eklenmesi ile muhteşem bir kadro halini alacağız. Teknik kadro ile mali ve özlük hakları bakımından tekniker/ teknisyen arasında makul bir fark olacaktır. Teknikerlerin lisans tamamlama ile biyolog akademik eğitimin basitleştirilmesini de önlemiş olacağız.  Özellikle hastanelerde biyologların çalışma alanlarının bulunduğu odanın ve büro ve çeşitli ekipmanların olması sağlanacaktır. Şu an tekniker pozisyonunda çalışan biyologun yeri yurdu bile belli değildir.

Yapılacak çalışmaların ise biyologların tekniker gibi çalışmasını öngörmesi ise ayrı bir sorundur. Sahadaki doğru bilgileri okumamak, biyologların hastanede çalışmasını teknisyen statüsüne sokmak hiçte doğru değildir.  Biyologların şu an hastanelerde altın kıymetinde görev tanımı vardır. Belki birkaç teknik iş sayılmamıştır. Görev tanımının aynı maddelerinin korunarak birkaç ilave ekleme ile kamu hastanelerinde uygulana birliğinin sağlanarak biyolog gibi çalışma arzumuz devam etmektedir. İş sahası gibi düşünülerek tekniker statüsünü kabul etmek ile söyle anlamları da çıkar. O zaman gıda, çevre, gıda, orman, su vb. mühendislikler gibi diğer disiplinlerin 2 yıllık öğrenimli alanlarını da sahiplenelim. Bütün Bakanlıklarda iş kapısı açılsın diye biyoloji alanına giren 2 yıllık teknik alanların işini sahiplenmek hiçte doğru olmaz. Bu durum hastanede çalışan biyologlar içinde geçerlidir.  Laboratuar Teknikeri/Teknisyeni alanlarını biyoloji bilimi kapsıyor diye bu alanların görevlerine talip olunamaz. Bu tür düşünceleri reddediyoruz. Zaten Sağlık Bakanlığı ile Danıştay Başkanlığının vermiş oldukları karar biyolog tekniker gibi çalışamazdır.  Bütün biyologlar kamu, özel bütün alanlarda biyolog gibi çalışmak istemektedir. Giriş açıklamamı böyle yaptıktan sonra maddeler halinde kişisel menfaatleri gözetmeksizin neden teknik kadro ve fen bilimleri teknik bilimler lisansiyeri olmalıyız.

Kamuda ve özel sektörde çalışan biyologlar, Biyoloji öğrencileri, Biyolog akademisyenler, Biyolog dernekleri, sivil toplum örgütleri, biyoloji camiası alarak biyoloji çağı yaşanırken Teknik biyolog olmak için bütün hırs ve aksi niyetleri bir yana bırakarak bu çalışmayı destekleyelim. 

Öncelikle Sağlık Bakanlığı için yazacağım. Kamu Hastaneleri Genel Müdürlüğüne bağlı sağlık tesislerinde biyologlar 22 Mayıs 2014 tarihinde resmi gazetede yayımlanan SAĞLIK MESLEK MENSUPLARI İLE SAĞLIK HİZMETLERİNDE ÇALIŞAN DİĞER MESLEK MENSUPLARININ İŞ VE GÖREV TANIMLARINA DAİR YÖNETMELİK’te belitilen biyolog görev tanımına göre çalışmaktadır. Çalışmayanların hukuki sorumluluğu kendisini bağlar. Mevzuattan yetki almayarak yapılan iş ve işlemler geçersizdir. Yapan kişi hakkında adli ve idari tahkikat başlatılabilir. Teknisyen şikâyet ederse çok büyük sorunlar çıkar. Bunun için görev tanımına uygun çalışmak gerekir. Böylelikle bütün hastanelerde uygulama birliği çıkar. Biyolog görev tanımının icrasını sağlamış oluruz.

Şu anki meri mevzuata göre biyologlar; 22.05.2014 tarihli Sağlık meslek mensupları ile sağlık hizmetlerinde çalışan diğer meslek mensuplarının iş ve görev tanımlarına dair yönetmeliğine göre biyolog için belirlenen görev tanımına göre çalışmaktadır. Bu şekildeki görev tanımı ile laboratuar teknikeri/teknisyeninden görev alanları konusunda kesin çizgilerle ayrılmıştır 2013 yılında tıbbi laboratuar yönetmeliğinden biyolog unvanı çıkarılmıştır. Tıbbi laboratuarlarda asgari teknik personel olarak biyolog unvanı yoktur.  Laboratuardaki tüm işlemler tekniker ve teknisyen marifeti ile yapılmaktadır. Laboratuar teknikerlerinin görev tanımı incelenirse biyologlara diğer personel olarak ta ihtiyaç yoktur. Tıbbi laboratuar yönetmeliğinin diğer personel bölümünde biyolog unvanı yoktur. Biyologlar laboratuarda ne asli unsur nede diğer personel olarak çalışması mevzuatlara uygun değildir.

Her ne kadar tıbbi laboratuar yönetmeliğinin 15. Maddesinin 2. Fıkrasının (d) bendine göre diğer personel olarak çalıştığı belirtilmiş olsa da görev tanımında yer alan 4 madde ile sınırları belirlenmiştir. Bu mevzuatların hiçbir yerinde diğer personel olarak çalışacaklar arasında biyolog unvanı geçmemektedir. Biyologların sağlıkçı olmadığı bakanlık tarafından çıkarılan mevzuatlar ile gün yüzüne çıkmıştır. Danıştay Başkanlığına açılan davaların biyologlar aleyhine olması ile sağlıkçı olmadığımız teyit edilmiştir.

Sağlık Bakanlığı tarafından yayımlanan görev tanımları yönetmeliğinde biyolog kadrosuna ait görevler incelendiğinde ise (a) maddesinde sayılan laboratuarlarda ve birimlerde yer alıp (b), (c),(ç) maddelerinin icra edilmesi istenmektedir. (b), (c),(ç)maddelerindeki görevlerin icra edilmesi ise baslı basına teknik bir iş olduğu ortadadır. (c) maddesinde biyoteknolojik araştırma-geliştirme çalışmalarında yer almanın ve diğer maddelerin icra edilmesinin teknik bir iş olduğu aşikârdır.  Görev tanımındaki işlerin teknik olmadığı konusunda tereddüt yoktur. Bu nedenle hastanelerde görev tanımına göre içra edilen işler tekniktir.

Halk Sağlığı Kurumu Genel Müdürlüğüne Bağlı halk sağlığı laboratuarlarında ise 9 Mart 2019 da yayınlanan HALK SAĞLIĞI HİZMETLERİNE YÖNELİK LABORATUVARLARIN ÇALIŞMA USUL VE ESASLARI HAKKINDA YÖNETMELİK te belirtilen klinik dışı laboratuarda çalışmaktadır. Klinik laboratuarlarda ( Tıbbi Bıokimya, Tıbbi Mikrobiyoloji) de tıbbi laboratuar yönetmeliği geçerli olduğu için çalışamamaktadır. Halk Sağlığı Kurumu klinik dışı laboratuarında çalışan biyologlar biyoloji bilimin gerekli kıldığı teknik bilgiler gerekliliğinde çalışmalar yapmaktadır.  Klinik dışı laboratuarlarda su analizinin yapılması, onaylanması raporlanması, biyoteknoloji konusundaki çalışmalar ve yeni tekniklerin geliştirilmesi,  iş sağlığı ve güvenliği alanında teknik personel olarak tanımlanmak gibi vb birçok iş ve görev düşünüldüğünde biyologların halk sağlığı laboratuarında teknik iş yaptığı ortaya çıkacaktır.

Türkiye İlaç ve Tıbbi Cihaz Kurumunda ise Biyolog görev tanımı na göre biyoteknolojik çalışmalar, Ar-Ge çalışmaları ile tamamen teknik bir çalışma alanı içinde teknik hizmetler yapılmaktadır. Türkiye İlaç ve Tıbbi Cihaz Kurumunun ilgili birimleri ile Halk Sağlığı Kurumu klinik dışı laboratuarında çalışan biyologlar biyoloji bilimin gerekli kıldığı teknik bilgiler gerekliliğinde çalışmalar yapmaktadır.  Sağlık Bakanlığına bağlı sağlık tesislerinde çalışan biyologların teknik iş yaptığı aşikârdır. Klinik dışı laboratuarlarda su analizinin yapılması, onaylanması raporlanması, Tıbbi Cihaz ve İlaç kurumunda biyoteknoloji konusundaki çalışmalar, hastanelerde arge çalışmaları ve yeni tekniklerin geliştirilmesi,  iş sağlığı ve güvenliği alanında teknik personel olarak tanımlanmak gibi vb birçok iş ve görev düşünüldüğünde biyologların Sağlık Bakanlığında teknik iş yaptığı ortaya çıkacaktır.

Çevre kanunu ile alt mevzuatlarda biyologlar teknik bir iş icra etmektedir. Birçok sağlık tesisinde çevre görevlisi belgesi sahibi biyologlar çevre birimlerinde çalışmaktadır. İş sağlığı ve güvenliği kanunu ile Çevre kanunu ile alt mevzuatlarda biyologlara ilgilendiren görevlerin biyolog görev tanımına işlenmesi gerektiği kanaatindeyiz. Biyologların sağlık meslek mensubu olmadığı Sağlık Bakanlığının politikası olmuşken yapılan işlerin de tamamen teknik iş olduğu düşünüldüğünde ve bu kötü gidişin durdurulamayacağı karşısında TEKNİK HİZMETLER SINIFI, BİYOLOGLARI BİR ADIM ÖTEYE TAŞIYACAKTIR.

219 Sayılı Tababet ve Şuabatı Sanatlarının Tarzı İcrasına Dair Kanun’a 26.04.2011 tarihli ve 27916 Sayılı Resmi Gazetede yayımlanarak yürürlüğe giren 6225 sayılı Kanun’un 9. Maddesi ile eklenen EK:13 maddede Sağlık Meslek Mensuplarına yer verilmiş olup biyoloji bilimi ile bu bilimde çalışan biyologlar yer almamıştır.  Biyologlar, 1219 Sayılı yasaya eklenen sağlık meslek mensupları arasında yer almadığı için bu kanuna dayalı olarak çıkan bütün mevzuatlardan çıkarılmıştır. Biyologlar sağlık meslek mensubu olmadığı için başta Tıpta Uzmanlık Sınavı, Tıbbi Laboratuar Yönetmeliği, Terapötık Aferez Yönetmeliğinden çıkarılmıştır. Ulusal kan bankacılığı yönergesi, kan bankacılığı ve transfüzyon sertifikalı eğitim standardından çıkarılarak kan merkezlerinde çalışamamaktadır. Genetik merkezleri yönetmeliğine göre laboratuar teknik personeli olamamaktadır. Biyologlar hastaneler başta olmak üzere doğrudan insan sağlığını ilgilendiren alanlar dışında akademik eğitimlerine uygun tarzda teknik çalışması öngörülmüştür.

 Biyologların sağlıkla ilgili yönetmeliklerden çıkarılması neticesinde laboratuar Teknikeri/teknisyeni ile biyologlar arasındaki görev dağılımı da belli olmuştur. Sağlık Bakanlığında değişen mevzuatlar çerçevesinde biyologlar sağlık alanında asıl eğitim aldıkları alanlara yönelmiş olup tamamen teknik bir çalışma alanı içerisine girmiştir. Yıllarca sağlık hizmeti veren biyologların bu alanlardan çıkarılması ile Sağlık Hizmetleri Sınıfında (SHS) olma durumu tartışmalı hale gelmiştir.  Değiştirilen mevzuat maddeleri ile biyologların çalışma şekli ve tekniği de değişmiştir. 2011 yılı öncesi laboratuarda tekniker gibi çalışan biyologun 2014 yılında çıkan görev tanımı yönetmeliği ile biyolog akademik eğitimine uygun asıl görev tanımını yakalamıştır

 Biyologlar hastaneler başta olmak üzere doğrudan insan sağlığını ilgilendiren alanlar dışında akademik eğitimlerine uygun tarzda teknik çalışması öngörülmüştür. Biyologların aldıkları eğitimin niteliği, mevcut mezun oldukları fen fakültesinin Sağlık Meslek Mensubu yetiştirmeyen bir fakülte olması ve ülkemizde sağlık meslek mensubu yetiştiren lise, ön lisans ve lisans düzeyi akademik okulların olması ve mezunlarının diplomalarının il sağlık müdürlükleri tarafından tescillenmesi ile biyologların Sağlık Bakanlığında akademik eğitimlerine uygun teknik iş yapacağı ortaya çıkmaktadır. Biyologların Sağlık Bakanlığındaki görev tanımı da buna göre hazırlanmıştır.

Ayrıca; Tıbbi laboratuar yönetmeliğine karşı açılan T.C. Danıştay 15. Daire Başkanlığının 2014/7538 esas ve 2017/6151 Karar Sayılı Davasında savunma olarak ‘’…biyologların gördükleri eğitime göre insan sağlığı dışında başka alanlarda çalışmasının söz konusu olduğu,bu sebeple doğrudan insan sağlığını ilgilendiren tıbbi laboratuarlarda , asli personel olarak veya tıbbi laboratuar teknikeri/teknisyeni yerine istihdam edilmelerinin 1219 sayılı kanun’a aykırı olacağı, 1219 sayılı kanun’un Ek-13. Maddesinde biyolog unvanlı personele yer verilmediği, kanun koyucunun böylece biyologları doğrudan insan sağlığı ile ilgili personel olarak görmediği…..’’ bulunmaktadır.

Görüldüğü gibi biyologların akademik eğitimlerinin sağlık hizmeti vermeye yetkin olmadığı, akademik eğitimlerinin sağlık sınıfı harici alanlarda kullanabileceği, insan sağlığı dışında diğer alanlarda çalışması gerektiği şeklinde değerlendirmeler bulunmaktadır 

Yüksek Öğretim Kurulunca; Sağlık Bakanlığı Sağlık Eğitimi Genel Müdürlüğünün 10.02.2011 tarihli yazısına cevaben ‘’fen fakülteleri biyoloji, kimya, biyokimya, mühendislik fakültelerinin biyoloji mühendisliği lisans ile meslek yüksek okullarının kimya ve biyokimya önlisans programı mezunlarının insan sağlığına hizmet eden tıbbi laboratuarlarda (Mikrobiyoloji veya biyokimya) merkezlerinde çalışabileceklerine, tıbbi laboratuar teknikerlerinin yaptığı iş ve işlemleri yapabileceklerine karar verilmiştir’’ şeklinde cevap verilmiştir.  YÖK’ün verdiği karardan yaklaşık 2 yıl sonra 9 Ekim 2013 tarih ve 28790 sayılı Tıbbi Laboratuar yönetmeliği ile Sağlık meslek mensubu olmayan unvanlar laboratuarlarda çalışabilecek personeller arasında sayılmamıştır. Bu nedenle biyoloji, kimya, biyokimya ve biyoloji mühendisleri tıbbi laboratuarda çalışamamaktadır. Zaten 4 yıllık fen fakültesi mezunu biyolog, kimyager ve biyoloji mühendisinin tekniker gibi çalışması da uygun bulunmamaktadır. Bu nedenle 1219 sayılı yasa ve bu yasaya dayanılarak çıkan tıbbi laboratuar yönetmeliği sonucu YÖK’ün verdiği karar güncelliğini yitirmiştir. Sağlık Bakanlığına bağlı hastanelerin tıbbi laboratuarlarında biyologlar tekniker gibi çalışmamaktadır. Tekniker gibi çalışmakta istememektedir. 2014 yılında çıkan görev tanımına göre biyoteknolojik araştırma yapmak, Ar-Ge çalışmaları yapmak vb. diğer görevler yazılmıştır. Tabiî ki görev tanımında eksiklik vardır. Revizyon çalışmasında akademik eğitimine uygun teknik işlerin eklenmesi gerekmektedir. Biyologların teknik unvan alarak Sağlık Bakanlığının mevzuatlarında konumu belirlenmelidir. Her türlü laboratuarda tekniker harici teknik işlerin belirlenmesi gerekmektedir. Biyologların teknik kadroya geçmesi ile Sağlık sistemindeki görevi bitmeyecektir. Aksine akademik eğitimine uygun olarak teknik işlerin belirlenerek mevzuatlarda tekrar yer alması gerekir. Bu çalışmalar ile biyologların Sağlıktaki konumu daha da güçlenecektir. Daha fazla akademik eğitime göre mevzuatlarda yer alması sağlanacaktır.  Bu çalışmalarda meslekler arasındaki hiyerarşi gözetilmelidir. Biyologun ve teknikerin yapacağı işlerin belirgin şekilde ayrılması ile çözüme kavuşması gerekir.

Fen Fakültesi biyoloji programında; Biyoteknoloji,  Ekoloji ve Çevre Biyolojisi, Botanik, Hidrobiyoloji, Zooloji,  Temel ve Endüstriyel Mikrobiyoloji,  Moleküler Biyoloji, Genel Biyoloji gibi vb ana bilim dalları mevcut olup teknik yeteneklere sahip teknik biyolog yetiştirmektir.

 Biyologlar,  Sağlık Bakanlığı bünyesinde Kamu Hastaneleri, İl Sağlık Müdürlükleri, Halk Sağlığı laboratuarı ve İlaç Ve Tıbbi Cihaz kurumunda çalışmaktadır.  Biyologların görev tanımı 22.05.2014 tarihli ve 29007 sayılı resmi gazetede yayımlanarak yürürlüğe giren Sağlık Meslek Mensupları ile Sağlık Hizmetlerinde Çalışan Diğer Meslek Mensuplarının İş ve Görev Tanımlarına Dair yönetmeliğe göre düzenlenmiştir. Biyolog görev tanımına göre, Ar- Ge personeli olarak araştırmacı konumunda tanımlanarak biyoteknolojik çalışmalar, canlı organizmalar hakkında yeni ürünler, işlemler ve teknikler geliştirmek, deney ve testlerin tasarlanması ve yürütülmesi ile elde edilen verilerin analiz edilerek sonuçlarının yorumlanması ve raporlanmasında görev alarak teknik bir görev icra etmektedirBu şekildeki görev tanımı ile laboratuar teknikeri/teknisyeninden görev alanları konusunda kesin çizgilerle ayrılmıştır.

Türkiye İlaç ve Tıbbi Cihaz Kurumunun ilgili birimleri ile Halk Sağlığı Kurumu klinik dışı laboratuarında çalışan biyologlar biyoloji bilimin gerekli kıldığı teknik bilgiler gerekliliğinde çalışmalar yapmaktadır.  Sağlık Bakanlığına bağlı sağlık tesislerinde çalışan biyologların teknik iş yaptığı aşikârdır. Klinik laboratuarlarda su analizinin yapılması, onaylanması raporlanması, Tıbbi Cihaz ve İlaç kurumunda biyoteknoloji konusundaki çalışmalar, hastanelerde arge çalışmaları ve yeni tekniklerin geliştirilmesi,  iş sağlığı ve güvenliği alanında teknik personel olarak tanımlanmak gibi vb birçok iş ve görev düşünüldüğünde biyologların Sağlık Bakanlığında teknik iş yaptığı ortaya çıkacaktır.

YÖK’ün biyoloji, kimya ve biyomühendiler hakkında verdiği karardan sonra 12.07.2017 tarihinde yine Sağlık Bakanlığı Türkiye İlaç ve Tıbbi Çihaz Kurumunun 20.03.2017 tarih ve 63232 sayılı yazısına istinaden söyle cevap verilmiştir.’’1219 sayılı yasanın ek 13.maddesinde sağlıkla ilgili mesleklerin görev tanımında biyokimya programının yer almadığı, Biyokimya programının sağlık bilimleri lisansiyeri unvanı alamayacağı, lisans tamamlama hakkı verilen lisans programlarından biyokimya ve kimya programlarından mezun olanların tıbbi laboratuar teknikeri unvanında çalışmaları durumunda sağlık hizmetleri sınıfında değerlendirilmesine, bu kadro dışında sağlık hizmetleri sınıfında değerlendirilmemesine karar verilmiştir.  Biyologlarda benzer şekilde 1219 sayılı yasanın ek 13. Maddesinde sayılan meslekler arasında sayılmamıştır.

Yine YÖK tarafından 16.12.2015 tarihinde İstanbul Üniversitesi Rektörlüğünün 04.06.2015 tarih ve 63330 sayılı yazısına istinaden ‘’Fen veya Fen Edebiyat Fakültelerinin Kimya Bölümü ile mühendislik fakültelerinin kimya mühendisliği mezunu sözleşmeli çalışan personelin ‘’laboratuarda laborant) pozisyonuna atanmalarının uygun olmadığına karar verilmiştir.  Görüldüğü üzere fen fakültesi kimya, biyoloji, biyokimya ve bu alanların mühendislik programlarının laboratuarlarda değişen mevzuatlara göre tekniker gibi çalışması ve istihdam edilmesi olanağı yoktur. Bu alanların sağlık sisteminde akademik eğitimlerine uygun tarzda sağlık sisteminin geliştirilmesi için uygun mevzuatlarla desteklenmesi gerekmektedir.

Biyoloji çağı yaşanırken biyoloji bilimini ve biyologları sağlık hizmetlerine sıkıştırmak doğru değildir. Biyoloji bilimi ile biyologlardan ülke olarak daha yarayışlı istifade edebilmek için biyologların özü olan teknik alana dönmesi gerekmektedir.

YÖK’ün almış olduğu karar ile fen fakültesi biyokimya mezunları ve unvanları da Sağlık hizmetleri olarak değerlendirilmeyip teknik sınıfa aktarılmıştır.

Yüksek Öğretim Kurulunca 16.04.1997 tarihinde alınan kararla Eğitim Fakültelerinin fizik, kimya biyoloji, matematik bölümlerinin teknik hizmetler sınıfında yer alması şartı ile fen bilimleri teknik bilimler lisansiyeri sayılarak 1 derece hakkından yararlanacağı da belirtilmiştir. Ayrıca, Yüksek Öğretim Kurumu tarafından Erzurum Valiliğine gönderilen mesleki ve teknik eğitim yapan programlar konulu yazıda lisans programları arasında fen fakültesi biyoloji bölümü de sayılmıştır. Biyologlar sağlık meslek mensubu olmadığı ve sağlık meslek eğitimi alamadığı için teknik eğitim yapan program olarak değerlendirilecektir.

Ülkemizdeki üniversitelerin fen fakültelerinin Astronomi ve uzay bilimleri, Biyokimya bölümü, Fizik Bölümü, İstatistik Bölümü, Kimya Bölümü, Matematik bölümü gibi diğer bütün bölümler teknik alan olup teknik unvanda çalışmaktadır. Sadece fen fakülteleri içinde bulunan biyoloji bilimi sağlık bilimleri lisansiyeri olarak sayılmıştır. Sağlık lisansiyeri olup sağlık meslek mensubu olunsa az bir şey anlaşılabilir bir durum olabilir. Lakin Sağlık Bakanlığınca aksine insan sağlığı ile ilgili alanların tamamından çıkartılmıştır. Bu durum geniş şekilde yukarıda açıklanmıştır.

Fizikçi – Fizik Mühendisi, Kimyager – Kimya Mühendisi, Matematikçi- Matematik Mühendisi, Biyoloji Mühendisi Teknik Hizmetler Sınıfında iken biyologlar sağlık hizmetleri sınıfındadır. Biyoloji mühendisi ile biyolog aynı gıda işletmesinde teknik sorumluluk yapmaktadır. Biyoloji mühendisi temel biyoloji yasalarını kullanır ve teknik sınıftadır. Biyoloji mühendisi ile biyolog aynı gıda işletmesinde aynı yerde aynı işi teknik personel olarak yerine getirmesine rağmen biyologlar maalesef ki sağlık hizmetlerinde değerlendirilmektedir.  Bu tereddüt un giderilmesi gerekmektedir. Her iki unvan 6331 Sayılı İş Sağlığı ve Güvenliği Kanununda teknik personel olarak sayılırken biyologlar, kanunun aksine sağlık lisansiyeridir. Biyologlar için dezavantaj olan durumun düzeltilmesini talep ediyorum.

Devlet Personel Başkanlığı, YÖK, MEB ve ÖSYM’nin ortak çalışmaları ile KPSS atamalarındaki unvanlara başvurabilmek için nitelik kodlar belirlenmiştir. Teknik Hizmetler Sınıfında bulunan Kitap Patologu kadrosuna atanabilmek için fen fakültesi biyoloji, kimya, biyoloji-kimya, moleküler biyoloji ve genetik bölümleri mezunu olmak gerekmektedir. Fen fakültesi biyoloji bölümünün teknik kadroya atanması ile teknik bir alan olduğu ilgili kurumlar tarafından zaten kabul edilmiş olunmaktadır. Kültür ve Turizm bakanlığının 2013/2, 2012/1 vb diğer alımlarındaki kitap patologu kadrolarına atanmak için biyoloji mezunu olma koşulu yer almaktadır. ÖSYM’nin yapmış olduğu yerleştirme işlemlerinden bu kadroya atanabilmek için gereken nitelik kodlar incelenirse kolayca fark edilecektir.

6331 Sayılı İş sağlığı ve Güvenliği kanununda biyologlar teknik personel olarak sayılmıştır. Hâlihazırda birçok sağlık tesisinde ve kamu kurum ve kuruluşları ile kamu iktisadi teşebbüsleri ile özel sektörde teknik biyolog olarak iş sağlığı ve güvenliği hizmetleri biyologlar tarafından verilmektedir.

30.06.2012 tarihinde yürürlüğe 6331 Sayılı İş Sağlığı ve Güveliği Kanunun Tanımlar başlıklı 3.maddenin (s) bendinde  ‘’(Değişik: 12/7/2013-6495/101 md.) Teknik eleman: Teknik öğretmen, fizikçi, kimyager ve biyolog unvanına sahip olanlar ile üniversitelerin iş sağlığı ve güvenliği programı mezunlarını’’ ifade etmektedir. Biyologlar bu kanunun uygulanmasında kapsamında teknik personel olarak tanınmıştır. Oysaki biyologlar 657 Sayılı Devlet Memurları kanununa göre Sağlık Hizmetleri Sınıfında (SHS) bulunmaktadır. Yüksek Öğretim Kurulunun 18.02.2009 tarihli toplantısında; Fen veya Fen-Edebiyat Fakültesi Biyoloji programında görülen öğrenimin Sağlık Bilimleri Lisansiyeri kapsamında sayıldığı kararı vardır. Bu karar yukarıda açıklandığı gibi güncelliğini yitirmiştir.

6331 Sayılı kanun ile bu kanuna dayalı çıkan alt mevzuatların uygulanmasında biyologlar teknik personel olarak geçmektedir. İsg uzmanı teknik biyologlar iş sağlığı alanında teknik iş yaparken mevzuatlarda sağlık hizmetleri sınıfı olarak gözükmektedir.  Bu ikilik durumun kaldırılması gerekmektedir.

Binlerce biyolog İş güvenliği sertifikası alarak sahada aktif çalışma yapmaktadır. Aynı fakülteden mezun olan fizikçi, matematikçi, kimyager unvanları ile aynı teknik işi yaparken sadece biyologlar sağlık sınıfı olarak gözükmektedir.  Biyologlar Sağlık Bakanlığı dâhil bütün bakanlıklarda teknik iş yaptıkları aşikârdır. 1980 yıllarında teknik hizmetler sınıfında olan biyologlar nedeni belli olmayan bir şekilde Sağlık Sınıfına aktarılmıştır. Biyologlar aleyhine istihdam noktasında dezavantaj olan bu durumun düzeltilmesi için biyologların teknik hizmetler sınıfına geçmesini talep ediyoruz.

Biyologlar Sağlık Bakanlığı başta olmak üzere Tarım ve Orman Bakanlığı, Çevre Şehircilik Bakanlığı, Belediye Başkanlıkları, Bilim Sanayi ve Teknoloji Bakanlığı, Ulaştırma Denizcilik ve Haberleşme Bakanlığı, Çay İşletmeleri Genel Müdürlüğü gibi onlarca kamu kurum ve kuruluşları ile kamu iktisadi teşebbüslerinde çalışmaktadır. Biyologlar aldıkları akademik eğitimlere göre tamamen teknik bir iş yapmaktadır. Birçok kurumda günlerce arazi çalışmalarına katılmaktadır. Biyolog çalışan kurumlardan biyologların çalışma alanlarına esas mevzuatlar ve yapılan iş ve görev tanımları hakkında inceleme yapılması halinde sağlık işi yapmadığımız ortaya çıkacaktır.

Sosyoloji mezunları olan sosyologlar, resim bölümü mezunları ve diğer teknik sınıfa geçen diğer meslekler hakkında verilen teknik bölüm ve unvan kararları sonucu bu meslekler mevzuatlara işlenmiştir.  Fen fakültesi Biyoteknoloji ve moleküler biyoloji, biyoloji bölümleri maalesef ki sağlık hizmetlerinde değerlendirilerek bu bölüm mezunlarının görev tanımlarının ve is sahalarının daralması, istihdam oranının düşmesi ve çeşitli mevzuatlarda teknik personel olarak yer almamasına neden olmaktadır. Biyoteknolojik çalışmalar yapma görevi olan bu meslek teknik kadroda değerlendirilmemiştir.

Biyologların özü teknik sınıf olduğu için toplu sözleşmelerde mali ve özlük hakları için hep emsali teknik personel referans alınmaktadır. Diğer taraftan, Kamu Görevlilerinin Geneline ve Hizmet Kollarına Yönelik Mali ve Sosyal Haklara ilişkin 2018 ve 2019 yıllarını Kapsayan 4. Dönem Toplu Sözleşme Hükümleri'nin "Biyologlara ek özel hizmet tazminatı başlıklı" 48 inci maddesinde "2006/10344 sayılı Bakanlar Kurulu Kararı ile yürürlüğe konulan Devlet Memurlarına Ödenecek Zam ve Tazminatlara ilişkin karara ekli (ll) sayılı cetvelin (E) Teknik Hizmetler bölümünün 6 ncı sırasında Kimyagerler için öngörülen ek özel hizmet tazminatından, Biyolog kadrolarında bulunanlardan anılan sırada yer alan personelle birlikte açık çalışma mahallerindeki çevresel etki değerlendirmesi çalışmalarına katılanlara da aynı esas ve usuller çerçevesinde yararlandırılır." denilmektedir.

2018 ve 2019 yıllarını Kapsayan 4. Dönem Toplu Sözleşme Hükümlerine göre, Devlet Memurlarına Ödenecek Zam ve Tazminatlara İlişkin Karara ekli (II) sayılı Cetvelin "(E) Teknik Hizmetler" bölümünün 6 ncı sırasında kimyagerler için öngörülen ek özel hizmet tazminatından, biyolog kadrolarında bulunanlardan anılan sırada yer alan personelle birlikte açık çalışma mahallerindeki çevresel etki değerlendirmesi çalışmalarına katılanların da aynı esas ve usuller çerçevesinde yararlanabileceği belirtilmektedir. Bu şekilde zaten biyologların teknik iş yaptığı apaçık ortaya çıkmaktadır.  Bu şekilde Aile Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı ve Devlet Personel Başkanlığı tarafından teknik bir unvan olduğu kabul edilmiş olmaktadır.

5. Dönem toplu sözleşme hükümlerinde Memur Sen konfederasyonunun vermiş olduğu şu teklifler toplumun büyük kesimi tarafından teknik iş ve görev yapıldığı, teknik bilim ve teknik kadro olduğumuzun belirtisidir.

Madde 31 – Ek Ödeme Oranlarında Artış

(2) Biyolog unvanlı personelin 375 sayılı Kanun kapsamındaki ek ödemelerinde, aynı kurumda emsali mühendis unvanlı kadroda görev yapanlar için öngörülen personelin ek ödeme oranı esas alınır.

Madde 47 –Sözleşmeli Personel Olarak İstihdam Edilen Teknik Personele İlave Ücret

a) Grup başmühendisi, başmühendis, başmimar, mühendis, mimar, şehir plancısı, jeolog, hidrolog, hidrojeolog, fizikçi, jeofizikçi, kimyager, biyolog, teknik amir, teknik şef, atölye şefi, teknik uzman ve jeomorfolog pozisyonlarında bulunanlara en yüksek Devlet memuru aylığının %4.5,

Madde58- Büyük Proje Tazminatı

(2) Büyük Proje Tazminatından, veteriner hekim, biyolog, tekniker ve teknisyen kadrosunda bulunan kamu görevlileri de yararlandırılır.

 

Biyologlar 1985 dönemine kadar zam ve tazminat kararnameleri ile kadroları teknik hizmetler sınıfında bulunmaktadır. 9 Ağustos 1978, 9 Temmuz1981ile 28 Şubat 1982 tarihli resmi gazete belgeleri ektedir.

Gıda, Tarım Ve Hayvancılık Bakanlığının 09.10.2013 tarihli ve 848 /11 sayılı zam ve tazminat konulu yazılarının 8. Maddesinde;’Bakanlığımız Merkez ve taşra teşkilatında görev yapan biyologlar çalışma alanı aynı ortam ve şartlarda olmasına rağmen Teknik Hizmetler Sınıfında görev yapan Mühendis ve diğer personelden gerek yan ödeme ve özel hizmet tazminatı, gerekse ek ödemeleri düşük kaldığından bu durum görevli personelin çalışma motivasyonunu olumsuz yönde etkilemektedir.2014 yılı kararnamesinde bu hususun göz önünde bulundurulması’’ görüşü verilmiştir. Bu şekilde zaten biyologların aynı ortamda, aynı anda, aynı işyerinde mühendislerle aynı teknik işi yaptığı vurgulanmaktadır.

Fen fakültesinin amacı, niteliği ve akademik eğitim içeriği nedeni ile teknik bir eğitimdir.  O dönemlerde başta TUS olmak üzere, tıbbi laboratuar gibi vb birçok alanda tekniker gibi çalışma olanağının mevcut olması gibi çeşitli nedenlerle kadro kararnamesi ile Sağlık hizmetleri sınıfına aktarılmıştır. Lakin yüksek öğretimin nitelik, nicelik ve eğitim programlarının sayısının fevkalade çeşitlenmesi nedeniyle ve biyologların Sağlık temel kanunlarında 40 yıldır yer alamadığı gerçeği karşısında sağlık hizmetlerinde kalmasının gerekçesi kalmamıştır. Biyologların Teknik sınıfta olması Sağlık Bakanlığı tarafından istihdamına engel değildir. Aksine teknik sınıf sonrası akademik eğitimlerine uygun daha çok çalışma fırsatı yakalayacaktır. Biyologların istihdam oranını azaltan, çalışma alanlarını daraltan, Sağlık Sınıfı olunduğu gerekçesi ile binlerce çalışma alanının önemsenmediği gerçeği, birçok mevzuata sağlık sınıfı nedeniyle yer alamadığımız nedenleri ve çok fazla biyolog adayının mezun olması nedeni ile biyologlar çok zorluklar yaşamaktadır.

Bu nedenle değişen mevzuatlar dikkate alındığında ilgili kurumlarca biyologların Teknik/Sağlık Lisansiyeri oldukları konusunda tekrar karar verme nedeni hâsıl olmuştur.

Birçok kurumda günlerce arazi çalışmalarına katılan meslektaşlarımız vardır. Biyolog çalışan kurumlardan biyologların çalışma alanlarına esas mevzuatlar ve yapılan iş ve görev tanımları hakkında görüş talep edilmesi halinde sağlık işi yapmadığımız ortaya çıkacaktır.

Yukarıda açıkladığımız nedenlerden ötürü, biyologlar saha çalışması yapmakta, veri toplamakta, istatistikî yöntemleri kullanarak analiz ve yorum yapmakta, bilimsel çalışma yöntemlerini kullanarak yeni teknikler gelişmektedir. Biyolog mesleğinin alanı, konusu yöntem ve teknik göz önünde bulundurulduğunda teknik hizmetler sınıfında yer alması gerekmektedir. Bilimsel ölçülerde, teknik açıdan konunun uzmanları tarafından biyolog akademik eğitim içeriği ve biyolog çalışma alanları ve çalışılan kurumlar ile biyologların çalışmasına esas mevzuatların incelenerek tereddütlerin giderilmesini istiyoruz.

Kurumunuzca; bilimsel ölçülerde, teknik açıdan konunun uzmanları tarafından biyolog akademik eğitim içeriği ve biyolog çalışma alanları ve çalışılan kurumlar ile biyologların çalışmasına esas mevzuatların incelenerek Biyologların Teknik hizmetler sınıfında olmasının uygun görülmesi, teknik unvan olduğu konusunda ilgili kurumlarca karar verilmesini talep ediyoruz.

 Lakin ısrarla Teknik biyolog olmayı reddeden düşüncenin değişmesi için objektif şekilde yazıyorum. Biyologların Teknik kadro olduğunu ve Biyoloji biliminin Fen Bilimleri Teknik Lisansiyeri olduğunu inkâr ettiren duygusal tarafını inceleyelim. Yukarıdaki yazdıklarımı okuyan her meslektaşım evet teknik kadro hakkımız diyeceklerdir. Sağlıkçı olmadığını söyleyecektir. Her kurumda teknik iş yaptığını söyleyecektir. Lakin maddi konudan bakarak sağlık sınıfını savunarak kendini mutlu hissetmeye çalışacaktır.. Hatta ileriye gidiyorum. Teknik kadroya gecen hastane biyologları arazi tazminatı ve ek özel hizmet tazminatı almak için başka kurumlara nakil olmak için Ankara’nın yollarını aşındıracaktır.

BİYOLOGLARIN MALİ VE ÖZLÜK HAKLARINDA NASIL DEĞİŞİKLİK OLACAK?

a)Performans katsayısı: Hali hazırda biyologların Hastanede ve Halk Sağlığı Kurumu laboratuarında olmak üzere 2 farklı özel hizmet tazminatı vardır. 1. Dereceler için yazıyoruz. Hastanede 97 oranından alınır. Halk sağlığında ise 110 oranı üzerinden alınır. Hastanede 0.40 performans hesaplanırken halk sağlığı kurumu ile laboratuarlarında 0.70 katsayısı üzerinden hesaplanır. Teknik kadroya geçişle her iki kurumda da ileriki dönemlerde 0.70 olması yüksek ihtimalidir. Hastane biyologları olarak hafif dayanışma ile bu sağlanabilir.  Teknik kadroya geçiş aşamasındaki mevzuat düzenlemeleri ile gündeme gelecek olup teknik kadroda olan kimyagerler halk sağlığında nasıl ki yararlanıyorsa biyologlar da yararlanacaktır. Biyologların teknik kadroya geçişi ile zam ve tazminat kararnamesinde yapılacak değişiklik ile Teknik hizmetler baslığının( c) maddesine kesinlikle girilecektir. Lakin mühendislerin gurubu olan (b) bendine girilmesi de muhtemeldir. Öncelik mühendis grubuna eklenmektir. Çünkü ek göstergemiz 3600 dür. Bu sınıfa ek gösterge olarak yakışıyoruz. Yani denktir. Çoğu kurumda mühendislerle aynı ortamda aynı iş aynı görev ve sorumluluk vardır. Bunun kazanılması için çok çalışılacaktır.

b) Özel Hizmet Tazminatı: Teknik kadroya girilmesi ile özel hizmet tazminatları arasındaki fark ta ortadan kalkacaktır. Zam ve tazminat kararnamesinin (b) (mühendis, mimar) grubuna girilirse özel hizmet tazminatı 160 oranında olacaktır. (c) maddesi olan (kimyager, fizikci , matematikçi) grubuna girilirse özel hizmet tazminatı 130 olacaktır.  Böylelikle mali ve özlük haklar iyileşecektir. Teknikerle aramızda maaş farkı adaletsizliği giderilecektir. Hastanelerde teknikerle yaşanan maaş adaletsizliği giderilecek, görev tanımı mevzuatının uygulanması ile teknikerle hiçbir işimiz aynı olamayacaktır. Biyolog ile tekniker ayrımı her şekilde kendini gösterecektir. Bu sınır kalın çizgilerle belirginleştirilmiş olacaktır.  Sağlık sınıfına geçtiğimiz 40 yıldır tekniker madundan çıkamadık. Teknik biyolog ile bu durum son bulacaktır. Hem görev açısından hem maaş ve özlük hakları ve de tüm aklınıza gelen durum açısından farklı olacak geçmişte yaşanan aksaklıklar kapanacaktır.

c) Ek ödeme: Biyologların bütün kurumlarda ek ödemesi 115 oranından hesaplanmaktadır.  (Mühendis, Mimar)  grubundan hesaplanırsa 150 oranından , (fizikçi, kimyager, matematikçi ) bölümünden hesaplanırsa 120 oranından ek ödeme alacaktır.  Görülüyor her iki şartın kabul edilmesi durumunda dahi mali olarak kazançlı çıkılıyor. Tabi ki (b) maddesi (mühendis; mimar) için tanınan ek ödemenin alınması için gayret gösterilecektir.

d) Ek gösterge: Belki de üzerinde en çok düşündüğünüz madde budur. Biyolog akademik eğitimi, Teknik bilimler lisansiyeri, teknik biyolog olmaktan çok bu durumu düşünüyorsunuz. Ek gösterge açısından küçük bilgiler verelim. Ek gösterge 65 yaşından sonra etkisini gösterir. Çalışırken daha fazla emekli keseneği kesilir. Emeklilikte ikramiye ile emekli maaşı dolayısı ile 3000 ek göstergeye göre biraz fazla olur.2000 yılında işe giren biyolog ile teknikerin emekli keseneklerini inceleyelim. Laboratuar teknikerinden 610 tl emekli keseneği kesilirken biyologdan yaklaşık 770 tl kesilir.  Bu aradaki fark dolayısı ile tabiî ki farklı olarak emekli maaşına yansıyacaktır. Bir tür bireysel emeklilik sistemi gibidir. Ne kadar çok para sitemde durursa daha çok kazandırır. Birde şunu aklımızdan çıkarmayalım. Bizlere çalışırken mi para lazım. Yoksa yasayıp yaşamadığımız belli olmayan 65 yaşından sonra mı? Kusuruma bakmayınız.

Yapılacak olan öncelikle, 3600 çalışırken bu hakkı alan personel zaten hiçbir hak kaybına uğramayacaktır. Örnek Genel Müdürlük yaptınız. En az 6 ay bu kadroda çalıştınız. Genel müdürlüğün ek göstergesi 5600 diyelim. Eski kadrona geri döndün. İstersen 5600 ile emekli keseneği kesilmeye devam eder. Bu durum garanti bir durumdur. Zaten önceliğimiz Mühendis mimar grubundaki ek gösterge talebi olacağı, hukuki olarak buraya denk geldiğini daha önce anlattım.

Diyelim ki 2,3,4,5,6,7, derecede çalışıyoruz.  Durum ne olacak. 3600 kazanılmış bir haktır. Hukuki alternatifleri yazıyorum. Ek göstergeyi 3600 üzerinden (b)mühendis mimar grubu gibi alırken; Özel hizmet tazminatı ile ek ödemeyi (c) fizikçi kimyager matematikçi grubundan almak mümkündür. Teknik Öğretmenlik mezunları bu şekilde yararlanmaktadır. Teknisyen kadrosunda çalışan teknik eğitim fakültesi mezunu olan kamu personeli ek göstergesini (c) grubu olan fizikçi kimyager ve matematikçi gibi almaktadır. Bu durumun bir örneği vardır. Her iki sınıfın birinden özel hizmet tazminatı ile ek ödemeden yararlanırken diğer kısımdan ek göstergeden yararlanma hukuki durumu çıkacaktır. Mühendis grubundan alırsak hiçbir tereddüt kalmayacaktır.  Şu an hali hazırda çalışan meslektaşlarım hak kaybına Allahın izni ile uğramayacaktır. Hukuki olarak 3600 korunacaktır.

e) İlave Bir Derece:  Biyologlar Fen bilimleri Teknik bilimler lisansiyeri sayıldığı zaman zaten ek bir derece hakkından yararlanıyoruz. Mezkûr kanunun 36’ıncı maddesinin A/4fıkrasına katılacağımızdan bu haktan da geri kalmayacağız. Görülüyor ki özümüze döneceğiz ve haklarımızı artırarak geleceğiz. Her durumu açıkladığımı düşünüyorum. Geri dönüşler olursa sevinirim. Tarihi not edelim. Bu fırsatı kaçırmayalım. Aklınıza bu durumlar düzelir gelmesin. Bunu hepimizin katkısı ile düzelteceğiz. Yoksa bu tarihe bakarak gerçekten kaç yıl geçmiş bir kıpırdama yok diyeceğiz Teknik Biyologlar Platformu (TBioP) tarafından ele alındı.

res.jpg

Önceki ve Sonraki Haberler

HABERE YORUM KAT

MyMemur Haber Sitemiz 5651 sayılı "internet Ortamında Yapılan Yayınların Düzenlenmesi ve Bu Yayınlar Yoluyla işlenen Suçlarla Mücadele Edilmesi Hakkında" Kanunun 2/f maddesi uyarınca 'içerik Sağlayıcıdır'. Tüm üyeler yaptıkları yorumlardan şahsen kendileri sorumlu olup, talep halinde sitemiz kaynaklarında olan, gerekli iletişim bilgileri Adli ve İdari Makamlara sunulacaktır. UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren yorumlar onaylanmaz.
İlgili Haberler