1. HABERLER

  2. EĞİTİM HABERLERİ

  3. Eğitim Bir-sen Antalya’dan, ’Eğitime Bakış 2017 İzleme Ve Değerlendirme Raporu’
Eğitim Bir-sen Antalya’dan, ’Eğitime Bakış 2017 İzleme Ve Değerlendirme Raporu’

Eğitim Bir-sen Antalya’dan, ’Eğitime Bakış 2017 İzleme Ve Değerlendirme Raporu’

Memur Sen İl Temsilcisi ve Eğitim Bir Sen Antalya Şube Başkanı Mustafa Çoban, Eğitim-Bir-Sen Stratejik Araştırmalar Merkezi (EBSAM) tarafından hazırlanan,...

A+A-

Memur Sen İl Temsilcisi ve Eğitim Bir Sen Antalya Şube Başkanı Mustafa Çoban, Eğitim-Bir-Sen Stratejik Araştırmalar Merkezi (EBSAM) tarafından hazırlanan, "Eğitime Bakış 2017 İzleme ve Değerlendirme Raporu'na göre son zamanlarda öğretmenlerin okullarda öğrenci ve velilerin şiddetine maruz kalması, eğitim ortamındaki güveni ve huzuru yok ettiğini belirterek, gerekli tedbirlerin alınması gerektiğini kaydetti.

ABD'nin Kudüs'ü İsrail'in başkenti olarak tanıma kararına karşı olan tasarının, Birleşmiş Milletler(BM) Genel Kurulu'nda oylanarak ezici çoğunlukla kabul edilmesinin tehdit ve şantaja karşı vicdan ve onurun zaferi olduğunu belirten Eğitim Bir Sen Şube Başkanı Mustafa Çoban, "BM'nin duvarlarında "Dünya 5'ten büyüktür" iradesi yankılandığını aktardı.

ABD'nin kaos oluşturan kararının ardından tüm yurtta yapılan eylemlerin dünyada karşılık bulduğunu kaydeden Çoban, eğitim camiasının ön saflarda yer alarak kirli çıkarlara ve siyonizme karşı dik duruş sergilediğini belirtti.

Eğitim camiasının kendi içinde de çözülmesi gereken sorunları olduğunu vurgulayan Başkan Çoban, EBSAM tarafından hazırlanan "Eğitime Bakış 2017 İzleme ve Değerlendirme Raporu'na ilişkin de bilgiler verdi. Çoban, raporun hazırlanmasında Milli Eğitim Bakanlığı (MEB), Ölçme, Seçme ve Yerleştirme Merkezi (ÖSYM), Türkiye İstatistik Kurumu (TÜİK) gibi kuruluşlar tarafından yayımlanan açık verilerle Ekonomik İşbirliği ve Kalkınma Örgütünün (OECD) her yıl yayımladığı Bir Bakışta Eğitim, TIMSS ve PISA verilerinin kullanıldığını bildirdi.

"AÖL başarısız öğrencilerin deposu olma özelliğinde"

OECD ortalamalarına yaklaştıklarını ve özellikle okullaşma oranında gerçekleşen artışla 6-9 ve 10-13 yaş arası okullaşma oranının yüzde 99'a ulaştığını belirten Başkan Çoban, 5 yaş grubunda okullaşma oranının yüzde 70'e, 14-17 yaş grubunda ise yüzde 87'ye ulaştığını söyledi.

Eğitim sisteminde, yükseköğretim dışındaki öğrenci sayısının 17 milyondan fazla olduğuna dikkati çeken Çoban, "Birçok ülkenin nüfusundan daha büyük sayıda öğrencimiz okullarda öğrenim görmektedir. 1 milyon 750 bin kişi ise açık öğrenim görmektedir. Bunların önemli çoğunluğu ortaöğretim öğrencisidir. Maalesef bu durum, açık öğretim liselerinin çoğunlukla başarısız öğrencilerin yönlendirildiği bir tür depo olma özelliğini devam ettirdiğini göstermektedir" dedi.

"Öncelik dezevantajlı yere"

Okullaşma oranlarında ortalamanın altında olunsa da en az lise mezunu ve üstü oranının son yıllarda önemli oranda arttığını vurgulayan Çoban, "2009-2016 yılları arasında 18-21 yaş grubu arasındaki kişilerin lise mezunu olma oranı yüzde 48'den yüzde 60'a yükselmiştir. Ancak bu oran, OECD ortalamasından düşüktür. Eğitim sistemimizdeki en önemli gelişmelerden biri de derslik, şube ve öğretmen başına düşen öğrenci sayılarında görülen azalmadır. Şube ve öğretmen başına düşen öğrenci sayılarında OECD ortalamasına yaklaşıldığı görülmektedir. Bu alanlarda öne çıkan husus ise bölgesel ve illere göre şube ve öğretmen başına düşen öğrenci oranlarının önemli oranda farklılaşmasıdır. Bundan dolayı, öğretmen ataması ve derslik yapımında dezavantajlı bölgelere öncelik verilmesi gerekmektedir. Diğer bir husus ise, halen ikili eğitim var olmaya devam etmektedir. Orta vadeli programda hedeflendiği gibi, kısa sürede ikili eğitimin sona erdirilmesini umuyoruz" dedi.

"120 bin öğretmene ihtiyaç var"

Raporda yer alan bir diğer hususun öğretmen ihtiyacı olduğunu işaret eden Mustafa Çoban, 120 binin üzerinde öğretmene ihtiyaç duyulduğunu kaydetti. Yapılan hesaplamalara göre 80 bin civarında öğretmen ihtiyacının olduğunu ancak norm fazlası öğretmenlerin öğretmen ihtiyacını direkt etkilediğini söyleyen Çoban, Şubat 2016'da 40 bin civarında norm fazlası öğretmen olduğunu ve bunların eş durumu nedenlerle ihtiyaç duyulan yerlere gönderilemeyeceği dikkate alındığında 80 bin yerine 120 bin öğretmen ihtiyacının en doğru rakam olduğunu dile getirdi.

"Norm kadro fazlası"

Çoban, "2017 yılında özellikle ortaöğretimdeki birçok dersin haftalık ders saati değişmiştir. Bazı derslerin haftalık ders saatleri artmış, bazıları da azalmıştır. Bunun sonucu olarak, bazı alanlardaki norm kadro fazlası öğretmen sayısı artarken, bazı alanlarda ise öğretmen ihtiyacı daha da artmaktadır. Buna ilaveten, beşinci sınıfların yabancı dil ağırlıklı hale getirilmesi pilot uygulaması başlamıştır. Pilot uygulama yapılan okullarda ciddi yabancı dil öğretmeni açığı ortaya çıkmıştır. Diğer taraftan, diğer ders öğretmenleri ise norm fazlası duruma düşmüştür. Bu gelişmelerin sonucu olarak gerçek öğretmen ihtiyacının 120 binin üzerinde olduğu tahmin edilmektedir" ifadelerini kullandı.

"Ücretten memnunsuzluk"

Hazırladıkları raporda öğretmen maaşları konusunu da ele aldıklarını belirten Çoban, Türkiye'deki öğretmenlerin ücretlerinin OECD ülkelerinden daha düşük olduğunu söyledi.

Çoban, OECD ülkelerinde göreve yeni başlayan bir öğretmenin, yıllık ortalama kazancının 32 bin dolar olduğunun altını çizerek, Türkiye'de ise bu rakamın 27 bin dolar civarında olduğunu kaydetti.

Yaptıkları araştırmalara göre, öğretmenlerin önemli kısmının aldıkları ücretlerden memnun olmadığını ve mesleki kıdem arttıkça memnuniyetsizliğin de arttığını savunan Çoban şöyle konuştu: "OECD ülkelerinde 15 yıllık deneyime sahip bir öğretmenin ortalama yıllık kazancı, başlangıç seviyesinin yaklaşık olarak 12 bin 500 dolar üzerine çıkarak, 45 bin dolar seviyesine ulaşmaktadır. Türkiye'de ise 15 yıllık bir öğretmenin yıllık kazancı başlangıç seviyesinden yaklaşık 3 bin dolar artarak 30 bin dolar seviyesine ulaşmaktadır. Öğretmen maaşlarının tecrübeye göre artışı açısından Türkiye, tüm OECD ülkeleri arasında en sonlarda yer almaktadır."

"Sözleşmeli öğretmen"

Sözleşmeli öğretmenlik uygulamasının öğretmenler arasında bir ayrıma neden olduğuna vurgu yapan Çoban, sözleşmeli öğretmenliğin öğretmenlerin özlük haklarında bazı eksikliklere neden olduğunu, kamu görevlileri arasında diğer meslek gruplarında olmayan sözleşmeli çalışma esasının sonlandırılarak, dezavantajlı bölgelere eş durumu ve diğer nedenlerle gitmeyen öğretmenlerin zorlama yerine teşvik edici metodlarla ikna edilmesi gerektiğini dile getirdi.

"Eğitim ortamında güvenlik sağlanmalı"

Öte yanda öğretmenin iş barışını etkileyecek olan en önemli hususlardan birinin güvenliği sağlanmış bir ortamda eğitim faaliyetlerini yürütmesi olduğunun altını çizen Eğitim Bir Sen Şube Başkanı Mustafa Çoban, "Son zamanlarda öğretmenlerimizin bir yandan terör örgütü PKK tarafından şehit edilmesi, diğer taraftan da okullarda öğrencilerin ve velilerin şiddetine maruz kalması, eğitim ortamındaki güveni ve huzuru yok etmektedir. Güvensiz bir ortamda gerçekleştirilen eğitimin ne derece verim sağlayacağını tahmin etmek güç değil. Bu konuda gerekli tedbirlerin alınması gerekir" şeklinde konuştu.

Eğitim Bir-sen Antalya’dan, ’Eğitime Bakış 2017 İzleme Ve Değerlendirme Raporu’

İHA

HABERE YORUM KAT

MyMemur Haber Sitemiz 5651 sayılı "internet Ortamında Yapılan Yayınların Düzenlenmesi ve Bu Yayınlar Yoluyla işlenen Suçlarla Mücadele Edilmesi Hakkında" Kanunun 2/f maddesi uyarınca 'içerik Sağlayıcıdır'. Tüm üyeler yaptıkları yorumlardan şahsen kendileri sorumlu olup, talep halinde sitemiz kaynaklarında olan, gerekli iletişim bilgileri Adli ve İdari Makamlara sunulacaktır. UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren yorumlar onaylanmaz.