1. HABERLER

  2. SENDİKA

  3. Önder Kahveci: Bu Bütçe Memurun Bütçesi Değil!
Önder Kahveci: Bu Bütçe Memurun Bütçesi Değil!

Önder Kahveci: Bu Bütçe Memurun Bütçesi Değil!

TBMM’de 2020 bütçe görüşmeleri devam ediyor. Bütçe görüşmeleri devam ederken gerek memur sendikaları gerekse memur Konfederasyonları önemli açıklamalar yapıyor. Memurların bu bütçede olmadığını Türkiye Kamu-Sen de ele aldı.

A+A-

TBMM’de 2020 yılı Merkezi Yönetim Bütçe Kanunu Tasarısı görüşmeleri devam ediyor. Memur sendikaları ve konfederasyonlar 2020 yılında memurların unutulmaması adında önemli açıklamalarda bulunuyor. Türkiye Kamu-Sen de bugün “Memur unutulmasın” demek için Başkentte, Ankara’da Hazine ve Maliye Bakanlığı önünde açıklama yaptı

TÜRKİYE KAMU-SEN EŞ ZAMANLI OLARAK TÜM İLLERDE “BU BÜTÇE MEMURUN BÜTÇESİ DEĞİL” DEDİ!

Hazine ve Maliye Bakanlığı yapılan basın açıklamasına binlerce kişi katıldı. 2020 bütçesinde memurların maaşlarının revize edilmesi için hükümete çağrıda bulunuldu. Hükümetin kaşıkla verip kepçeyle aldığı, yapılan zamlar ve vergi artışları karşısında memur bütçesinin yetersiz kaldığı bir kez daha kamuoyuna ifade edildi.

GELİR PAYLAŞIMINDA MEMURUN ADI DAHİ YOK

Türkiye Kamu-Sen Genel Başkan Önder Kahveci yaptığı basın açıklamasında, önemli detaylara değindi.

- Memurun, emeklinin pastaya eklediği pay büyüdü ama pastadan aldığı pay küçüldü.

- Maaşların döviz, altın ve diğer yatırım araçları karşısındaki hali ortada. Bütün yatırım araçları karşısında alım gücümüz düşüyor.

- Sosyal devlet olma ilkesini hiçe sayan, toplumumuzun büyük bir kesimini göz ardı ederek, çalışanlardan alınacak vergilere bel bağlayan 2020 bütçesi memurun bütçesi değildir.

2020 YILI TÜM VATANDAŞLAR İÇİN GEÇMİŞTEN DAHA ZOR GEÇECEK

Bu bütçeyle 2020 yılının, başta kamuda çalışanlar olmak üzere, tüm vatandaşlar için geçmiş yıllardan daha da zor geçeceği ortaya çıkmıştır. Bütçe, Devletin gelirlerinin ve bu gelirlerin nerelere dağıtılacağının belgesidir. Bu bütçede, gelirlerin kamu çalışanlarından kesilen vergilerle elde edileceğini ama gelirin paylaşımında memurun adının dahi olmadığını görülmektedir. Önümüzdeki sene için memur ve emekli maaşlarına sadece %4+4 zam yapılması kararlaştırıldı.

Ortalama 329 TL ZAM YETERSİZ

Bütün bir yıl için iki taksitte toplam %8,2 yani ortalama memur maşına 329 lira, en düşük memur maaşına 247 lira zam demek. Halbuki daha geçen yıl 4 kişilik bir ailenin zorunlu harcamaları 1032 lira zamlanmıştı. Verilmesi öngörülen zam, harcamalar karşısında devede kulak bile kalmıyor.

2002 yılından beri vatandaşlardan toplanan vergiler 10,4 kat artarken memur maaşları ancak 7,5 kat arttı. Yani maaşlardan yapılan kesintiler, maaş zammını aştı. Milli gelir büyüyor diyoruz. Milli gelirdeki artıştan dar gelirli ve ücretliler hak ettiği payı alamıyor. Memurun, emeklinin pastaya eklediği pay büyüdü ama pastadan aldığı pay küçüldü. Maaşların döviz, altın ve diğer yatırım araçları karşısındaki hali ortada. Bütün yatırım araçları karşısında alım gücümüz düşüyor.

ZAM ZAM ZAM!

Son bir yıl içinde gıda fiyatlarındaki resmi ortalama enflasyon %25,25 oldu. Doğalgaza %28, elektriğe, kılık kıyafete %18, okul masraflarına %13, kiraya %12, gazeteye %28, dergiye %50, ekmeğe bile %15 zam geldi.

KAHVECİ: TÜİK’İN ENFLASYONU CEBİMİZE YANSIYAN ZAMLARI GÖRMÜYOR

TÜİK son 12 aylık enflasyonun %8,5 olduğunu iddia ede dursun, 2019 yılının 10 aylık enflasyonu %10,6 oldu. Ama memura bu sene için yapılan toplam zam enflasyon farkı da dahil %10,26; yani maaşlar şimdiden erimiş durumda. Önümüzde enflasyonun, ısınma, elektrik, gıda harcamalarının en fazla artacağı kasım ve aralık enflasyonu var. Onlar da eklenince memur ve emekli maaşlarının iyiden iyiye eridiği daha net biçimde ortaya çıkacak. Maliye Bakanlığı bile TÜİK’in açıkladığı enflasyona itibar etmiyor olacak ki, yeniden değerleme oranlarının %22,58 artacağını söylüyor. Yani bir bakıma resmi rakamlar birbiriyle çelişiyor, TÜİK’in enflasyonu cebimize yansıyan zamları görmüyor.

KAHVECİ: KAŞIKLA VERİP KEPÇEYLE ALINMASIN

Zaten vergiler her şekilde memurun, emeklinin belini büküyor. Yaptığımız her kuruş harcamadan %25 ile %45 arasında vergi kesiliyor. Yani verirken cimri alırken acımasız davranılıyor. Ama iş maaşlara zam yapmaya geldiğinde bir hedef enflasyondur tutturuluyor.  Hayaller karın doyurmuyor.  Elbette enflasyon hedeflemesi yapılsın ama gerçekler de göz ardı edilmesin. Maaşlar iktidarın pembe hayallerine göre, vergiler ve zamlar acı gerçeklere göre belirlenmesin. Kaşıkla verilip kepçeyle alınmasın. Bir toplu sözleşme dönemi yaşadık: evlere şenlik. Tek bir konu dahi tartışılıp karara bağlanmadı. Memurlar adına tek bir kazanıma dahi imza atılmadı. 20 milyon vatandaşımızın hayalleri, umutları yıkıldı, gitti. Bu hangi vicdana sığar?

KAHVECİ: KÜLFET SÜREKLİ BİRİLERİNE YÜKLENİRKEN ORADA HUZUR OLUR MU?

İki yıl; aileleriyle bir araya gelmeyi bekleyen milyonların, kadro bekleyen yüz binlerce sözleşmelinin, bayramlarda ikramiye hayali kuranların, mülakata takılmadan adil bir yükselme sistemi içinde terfi etmeyi umut edenlerin, vergi dilimine girdiği için kuş kadar maaş zammını da vergi dilimine kurban eden çalışanın,  iki yıldır 3600 ek gösterge konusunda verilen sözlerin tutulmasını bekleyenlerin, hak ettiğini almayı umut eden yardımcı hizmetler sınıfı çalışanlarının dünyalarını karartmak reva mıdır? Bu insanlarımıza “kusura bakmayın, bu sene hiçbir şey olmadı, şimdi git 2 sene sonra gel” demek hangi adalet anlayışıyla izah edilebilir.   Külfeti sürekli birileri yüklenirken sefayı başkalarının sürdüğü bir yerde huzur olur mu?

Bütçe, nimet külfet dengesi kurmak içindir. Bütçe, zenginden alıp dar gelirliye vermek içindir. Bütçe, millet için, vatandaş içindir. Bizde ise memur bütçe için çalışıyor; bütçe, çalışandan alıp kimseye vermemek için kullanılıyor.  Bu bütçe ile vatandaşlarımızdan toplanan vergilerin artırıldığı, sağlık harcamalarında katılım paylarının, ilaç bedellerinin ve tedavi giderlerinin büyük bölümünün vatandaşlarımızın cebinden çıkacağı, memur ve emeklinin yoksulluğa mahkûm edileceği, yaşamın biraz daha zorlaşacağı bir yıla daha başlayacağız. Bu durumu Türkiye Kamu-Sen olarak kabul etmemiz mümkün değildir. Türkiye Kamu-Sen bu duruma susamaz, bugüne kadar susmadı, bundan sonrada susmayacak.

KAHVECİ: YETKİLİLERE GÖNDERDİĞİMİZ MEKTUPLA SORUNLARIMIZA ÇÖZÜM ÜRETİLMESİNİ İSTİYORUZ

Bu bütçeye karşı olduğumuzu, bu bütçede memur olmadığını, bu bütçenin de memurun bütçesi olmadığını her yerde dile getiriyoruz. 2020 Yılı Merkezi Yönetim Bütçe Tasarısı, TBMM Plan ve Bütçe Komisyonunda görüşülüyor. Eğer Tasarı, bu hali ile Komisyondan geçerse bir daha değiştirilmesi mümkün değil. Eğer Komisyon Tasarıyı bu hali ile onaylarsa memurun idam fermanını imzalamış olacak. Bu nedenle Tasarıya memur maaşlarına ilişkin bir düzeltme eklenmek zorundadır

 Ardından da bir memur paketi hazırlanarak;

- Sözleşmeli personele kadro başta olmak üzere,

- Bayram ikramiyesi,

- Vergi dilimleri,

- Mülakatın kaldırılması,

3600 ek gösterge,

yardımcı hizmetliler gibi konular acilen çözülmelidir.  Bu konuda hazırlanan mektuplar, ülkemizin her köşesinden sayın Cumhurbaşkanına, Cumhurbaşkanı Yardımcısına, siyasi partilerimizin grup başkan vekillerine ulaştıracak ve bir çözüm üretilmesini istenecek.

Kamu çalışanlarından yana olmayan politikaların bir uzantısı olan 2020 yılı bütçesi, bu haliyle memurun bütçesi olmaktan çıkmış, sinekten yağ çıkarma bütçesi olmuştur. 2020 yılı bütçesi, memur ve emeklinin kurban edildiği bütçe değil, memurun bütçesi olsun açıklaması yapıldı.

İlgili Haberler

HABERE YORUM KAT

MyMemur Haber Sitemiz 5651 sayılı "internet Ortamında Yapılan Yayınların Düzenlenmesi ve Bu Yayınlar Yoluyla işlenen Suçlarla Mücadele Edilmesi Hakkında" Kanunun 2/f maddesi uyarınca 'içerik Sağlayıcıdır'. Tüm üyeler yaptıkları yorumlardan şahsen kendileri sorumlu olup, talep halinde sitemiz kaynaklarında olan, gerekli iletişim bilgileri Adli ve İdari Makamlara sunulacaktır. UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren yorumlar onaylanmaz.
Önceki ve Sonraki Haberler