1. HABERLER

  2. MEMUR HABERLERİ

  3. Tüm Çalışanların Gelir Vergisi Dilim ve Oranlarının Değiştirilmesi Gündeme Geliyor! Daha Az Vergi Alınması
Tüm Çalışanların Gelir Vergisi Dilim ve Oranlarının Değiştirilmesi Gündeme Geliyor! Daha Az Vergi Alınması

Tüm Çalışanların Gelir Vergisi Dilim ve Oranlarının Değiştirilmesi Gündeme Geliyor! Daha Az Vergi Alınması

TBMM Plan ve Bütçe Komisyonuna sunulan “Gelir Vergisi Kanununda Değişiklik Yapılması Hakkında Kanun Teklifi” ile kamuda ve özel sektörde tüm çalışanların gelir vergisi oran ve dilimlerinin düşürülmesi hedefleniyor. Detaylar My Memur’da.

A+A-

4 Aralık 2019 tarihi itibarıyla TBMM’ye sunulan “Gelir Vergisi Kanununda Değişiklik Yapılması Hakkında Kanun Teklifi” ile gelir vergisine tabi gelirler için belirlenen DİLİM ve ORANLARIN değiştirilmesi suretiyle ücret geliri elde edenlerden daha az vergi alınması amaçlanmaktadır.

My Memur olarak konunun gündemde kalması adına haberimizi ve TBMM’ye sunulan kanun teklifini sizler için bu haberimizde hazırladık. İşte Kanun teklifinin gerekçesi:

Türkiye'de gelir vergisi mükelleflerinin büyük çoğunluğunu ücret geliri elde edenler oluşturmaktadır. Ücretli çalışanlar üzerinde hem doğrudan gelir ve kazanç üzerinden alman hem de dolaylı olarak mal ve hizmet alımında yapılan harcamalardan kaynaklanan vergilerin yükü bulunmaktadır.

VERGİ ÖDEVİ

Anayasanın "vergi ödevi" başlıklı 73 'üncü maddesinde "Herkes, kamu giderlerini karşılamak üzere, mali gücüne göre, vergi ödemekle yükümlüdür" ifadesi yer almaktadır. Bu düzenlemeden amaçlanan, herkesin kamu harcamalarım finanse etmek üzere vergi ödemek yükümlülüğü olduğu ve fakat bu ödemenin mali güce göre olması gerektiğidir. İdeal bir vergi sisteminin sosyal devlet ve hukuk devleti ilkeleri çerçevesinde oluşturulmalıdır.

Vergi sadece kamu harcamaları finanse etmek için alınmamaktadır. Aynı zamanda ekonomide sağlanan değerin daha adaletli paylaşılmasına, gelir dağılımım iyileştirmeye yönelik olmaktadır. Verginin bu ikinci özelliği, kapsayıcı büyüme başlığı altında son dönemde birçok ülkenin maliye politikası amaçlan içinde yer almıştır. Orta Vadeli Programlarda da vergi politikasının kapsayıcı büyüme politikalarını destekleyecek şekilde tasarlanacağı ve uygulanacağı açıklanmıştır.

ADİL VERGİ SİSTEMİ TALEBİ

Dar ve sabit gelirli geniş kesimlerin beklentisi, çağdaş ve adil bir vergi sisteminin oluşturulmasıdır. Türkiye'de uygulanmakta olan tüm vergi kanunlarında öncelik "vergi adaleti" sağlanması olmalıdır. Ülkemizde vergi kanunlarının çeşitliliği ve yenilenmesi süreci he zaman gündemde olmaktadır, Nitekim TBMM'ne sunulan "Dijital Hizmet Vergisi Kanunu ile Bazı Kanunlarda ve 375 Sayılı Kanun Hükmünde kararnamede Değişiklik Yapılması Hakkında Kanun Teklifi" bu sürecin yeni örneğidir. Bu kapsamda gündeme gelen değişiklik önerilerinin de ülkemizin içinde bulunduğu ekonomik ortam yanı sıra ve fakat öncelikle sosyal beklentilere uygun olması gerekmektedir.

Gelir Vergisi Kanunu'nda yer alan 7 gelir unsurundan biri olan ve serbest meslek kazançları ile birlikte emek gelirleri kategorisini oluşturan ücret, ülkemizde uygulanan vergi tevkifatı sistemi nedeniyle Gelir Vergisi hasılatının önemli bir kısmını oluşturmaktadır. Kamu ve özel sektörde çalışan milyonlarca memur ve işçinin gelir vergileri kaynağından kesinti yapılarak ödenmektedir.

VERGİ TARİFESİ TEKE İNDİRİLMELİ

İşçiler üzerindeki vergi baskısı, ücretliler lehine olan ayırım İlkesinden vazgeçilerek vergi tarifesinin teke indirilmesi ve çalışanların üçüncü dilimdeki gelir vergisi tarifesine uygulanan vergi oranının yüzde 20'den yüzde 27'ye yükseltilmesi nedeniyle artmıştır. Gelir vergisi tarifesi artışının enflasyonun altında belirlenmesi de bir diğer mağduriyet konusu olmaktadır.

Doğrudan ve dolaylı vergilerin en büyük ödeyicisi olan işçileri, işverenler ile aynı oranlarda vergilendirmek haksız ve adaletsiz bir uygulamadır.

12 AYLIK NET ÇALIŞMANIN 3 AYI VERGİYE

Ücretlilerin üzerindeki vergi yükünün ağırlığı ve olumsuz etkisi, işçinin eline geçen net ücretin, vergi kesintileri nedeniyle, yılbaşına göre geçen sürede giderek gerilemesidir. Ücretli çalışanın bir yandan enflasyon nedeniyle satın alma gücü gerilerken öte yandan artan vergi oram nedeniyle net ücreti azalmaktadır. Ortalama aylık brüt ücreti 4.500 TL olan bir işçi O ayında 3.409 TL net ücret alırken (1.091 TL vergi ve sosyal güvenlik primi için kesilen Haziran ayında net ücreti 191 TL daha azalarak 3.218 TL olmaktadır. Temmuz ayı Aylık brüt geliri 4.500 TL olan bir işçi 2019 yılında gelir ve damga vergisi toplamı olarak 9.359 TL ödemektedir. Diğer bir ifadeyle, 12 aylık çalışmasıyla elde ettiği net gelirin yaklaşık 3 aylık karşılığı kadar vergi ödemek yükümlülüğüyle karşı karşıya kalmaktadır.

Türkiye'de aylık brüt 2.558,40 TL olan asgari ücretin neti bekar olan işçi için 2.020,90 TL' dir ve bu tutara asgari geçim indirimi dahildir. Asgari ücretli bir işçi bile yıllık 4.552 TL gelir ve damga vergisi ödemektedir. Evli iki çocuklu bir asgari ücretlinin yılın ilk ayında 2.1 16,84 TL olan net ücreti yılın son üç aymda 2.008,11 TL'ye gerilemektedir. Asgari ücretli bile, yılın sonlarına doğru yüzde 15'lik dilimden yüzde 20'lik dilime geçiş yapmaktadır. Vergi düzenlemesi ile bu tutar 2.020,90 TL'ye yükseltilmekte ve fakat yılın ilk ayma göre, vergi nedeniyle yine de ücreti gerilemektedir.

Ücret kazançları bakımından, asgari ücretten alman vergi kaldırılmalıdır. "En az geçim indirimi” uygulamasıyla da, belirlenecek tutarın üzerinde bir gelir elde edilmesi sonrasında vergilendirmenin başlaması sağlanmalıdır. Öte yandan, ücret geliri elde eden kişilerin giderlerini ödedikleri vergiden indirememelerinin doğurduğu anayasal eşitlik ilkesine aykırılık halini karşılayabilmek için, tıpkı gayrimenkul sermaye iratlarında 'olduğu gibi, yüzde 25'lik götürü gider indirimini yapılması olumlu bir adım olacaktır.

En düşük gelirli kesimlerin tasarruf yapabilir duruma gelmeleri için tüketim vergi yükünün (dolaylı verginin) azaltılması gerekmektedir. Özellikle istihdamı teşvik etmeye yönelik olmak üzere çalışanlarda konut grubuna giren elektrik, su, doğalgaz gibi ürünlerin KDV oranları tüketim seviyelerine göre farklılaştırılmalıdır.

Düşük gelirli hane halkının tüketiminde önemli payı olan gıda ve alkolsüz içecekler, eğitim, sağlık ile giyim ve ayakkabı grubu için halen indirimli vergi oranı uygulanmaktaysa da düşük gelirli ailelerin tüketim vergi payım azaltmak için bu oranın daha da aşağıya çekilmesi sağlanmalıdır.

Türkiye'de vergi alanında yapılacak "reform'' ancak ücretliler aleyhine var olan bu adaletsiz yapının değiştirilmesiyle mümkün olacaktır. Öncelikle emek üzerindeki vergi yükünün azaltılması ve verginin geniş kitlelere adil bir şekilde yansımasının sağlanması gerekmektedir. Gelir vergisi tarife basamakları ve oranları acil olarak güncellenmelidir.

Vergide sağlanacak düzenlemelerin, ücretli çalışanlar aleyhine olan haksız ve adaletsiz durumu ortadan kaldırması ve işçiler lehine iyileştirme yapılmalıdır denildi.

Kanun Teklifi tam metni için TIKLAYINIZ.

İlgili Haberler

HABERE YORUM KAT

MyMemur Haber Sitemiz 5651 sayılı "internet Ortamında Yapılan Yayınların Düzenlenmesi ve Bu Yayınlar Yoluyla işlenen Suçlarla Mücadele Edilmesi Hakkında" Kanunun 2/f maddesi uyarınca 'içerik Sağlayıcıdır'. Tüm üyeler yaptıkları yorumlardan şahsen kendileri sorumlu olup, talep halinde sitemiz kaynaklarında olan, gerekli iletişim bilgileri Adli ve İdari Makamlara sunulacaktır. UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren yorumlar onaylanmaz.
Önceki ve Sonraki Haberler